Anlamı
1) den. açıktan geçmek; 2) mec. bir tehlikenin uzağından geçmek.
Detaylı Açıklama
Açıktan almak, bir tehlikeyi, sıkıntıyı ya da riskli alanı mümkün olduğunca uzağından geçerek atlatmak anlamında kullanılan iki katmanlı bir deyimdir. Denizcilikteki temel kullanımında, kıyıdan ve kayalık bölgelerden uzak, açık taraftan seyretmek anlamı taşır. Bu somut anlam zamanla mecazi kullanıma genişlemiş ve riskli bir durumun uzağından dolaşarak, doğrudan içine girmeden çözülmesini anlatmaya başlamıştır. İnsan bazen karşı karşıya kalmak istemediği bir tehlikeyi açıktan alır; yani doğrudan temas kurmaz, riski azaltacak dolaylı yolu seçer. Bu yüzden sözde ihtiyat ve strateji vardır. Basit korkaklık değil, bazen akıllıca kaçınma anlamı da taşır. Günlük dilde tartışmalardan, tehlikeli insanlardan, bürokratik sorunlardan ya da belalı işlerden uzak durmak için kullanılabilir. Deyimin gücü, denizcilikten gelen açık rota fikrini hayatın başka alanlarına taşımasından gelir. Kıyıya yaklaşmadan güvenli rota çizmek nasıl koruyucuysa, hayatta da bazı sorunları açıktan almak insanı daha büyük zarardan koruyabilir. Bu nedenle deyim, risk yönetimini ve tedbirli kaçınmayı güçlü biçimde anlatan işlevsel bir kalıptır.
Örnek Cümleler
- Kaptan kayalıklara hiç yaklaşmadı, açıktan alıp gemiyi sığlıktan uzak tuttu.
- Riskli işe hiç bulaşmadı, tehlikeyi açıktan alıp kenarda durmayı yeğledi.
- Dedikodunun ortasında kalmak istemedi, konuyu açıktan alıp hiç yorum yapmadı.
Kökeni ve Hikayesi
İfade, denizcilikte kıyıdan ve tehlikeli bölgelerden uzak, açık sudan seyretme anlamından gelir; zamanla bir tehlikeyi uzağından dolaşarak atlatma anlamında mecazlaşıp günlük dile geçmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Yol almayı, o taraftan geçmeyi bildirir; eline geçirmeyi değil. Denizcilikte rota tutmak anlamında kullanılır. Aynı fiil yol almak ve mesafe almak sözlerinde de bu hareket anlamını taşır.
Geçilen yeri gösterir: kıyıdan değil, açıktan. Ayrılma eki rotanın hangi taraftan tutulduğunu bildirir. Ek düşseydi yalnız açık sözcüğü kalır, geçişin yönü söylenmemiş olurdu. Aynı ek mecaz anlamda da korunur ve uzaklığı duyurur.
Sayılmaz; kalıpta bir hesap vardır. Kişi tehlikeyi görür ve ona bulaşmadan yol alır. Kaçmak denseydi panik anlaşılırdı; açıktan almak ise soğukkanlı bir seçimi anar. Ton çoğu kez onaylayıcıdır.