Anlamı
onuruna dokunmak veya gücüne gitmek:
'Kimse, dört çocuklu bir aileye ev vermek istememiş. Bu, büsbütün ağırına gitmiş.' -A. Ağaoğlu.
Detaylı Açıklama
Ağırına gitmek deyimi, bir sözün, davranışın ya da olayın kişinin onuruna dokunması, gururunu incitmesi veya içini sızlatacak kadar zor gelmesi anlamında kullanılır. Buradaki 'ağır' duygusal yükü anlatır; söylenen şey yalnızca duyulmaz, insanın içine çöken bir rahatsızlık bırakır. Bir haksızlık görmek, küçümsenmek, emeğinin değersizleştirilmesi ya da istemediği bir muameleye maruz kalmak kişinin ağırına gidebilir. Deyim, dışarıdan küçük görünen bir durumun bile kişide büyük bir kırgınlık yaratabileceğini anlatması bakımından güçlüdür. Günlük dilde hem kişisel gurur kırıklıkları hem de duygusal hassasiyetler için sık kullanılır. Bu ifade yalnızca kızgınlığı değil, incinmişliği de taşır. İnsan bazen cevap vermese bile içine dert ettiği şeyi bu deyimle anlatır. Sessiz kırgınlıkların ve onur yaralarının dildeki en yerleşik ifadelerinden biridir.
Örnek Cümleler
- Yaptığı onca işten sonra adının anılmaması onun çok ağırına gitti.
- Kardeşinin düğününde baş masaya çağrılmaması ağırına gitti, geceyi beklemeden erken ayrıldı.
- Böyle küçük düşürülmesi ağırına gitti, uzun süre kimseyle konuşmadı ve içine kapandı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır; çoğu zaman öfkeden çok incinme, gurur kırılması ve içine oturma duygusunu bildirir. Deyimin karşılığı onuruna dokunmak veya gücüne gitmek biçimindedir. Söz bu yüzden öfkeden daha derin bir şey anlatır.
Ortak nokta, kişinin onurunun zedelenmiş olmasıdır; olayın büyüklüğü belirleyici değildir. Küçük bir söz de ağıra gidebilir, büyük bir haksızlık da geçiştirilebilir; ölçüyü olay değil, kişinin o anki hâli koyar.
Çünkü insanlar çoğu zaman öfkeden değil, onurlarının zedelenmesinden söz etmek ister; deyim tam bunu kısa ve güçlü biçimde karşılar. Söylemesi de kolay olduğu için yaygınlaşmıştır.