Anlamı
1) bir şeyler yemek; 2) konuşmak.
Detaylı Açıklama
Ağzı oynamak iki anlam taşır: bir şeyler çiğneyip yemek ya da konuşmak. Hangisinin kastedildiği bağlamdan kolayca anlaşılır. Birinci anlamda ağız gerçekten hareket hâlindedir; kişi atıştırır, çiğner, ağzını boş durdurmaz. İkinci anlamda ise konuşma anılır; bu, tek bir cümle de olabilir, uzayıp giden bir sohbet de. Her iki durumda da merkezde ağzın görünür hareketi vardır, bu yüzden kalıp hem bedensel hem sözlü bir uğraşı anlatabilir. Söyleyen kişi çoğu kez uzaktan bakıp durumu aktarır, gülümseyerek de söyleyebilir. Halk dilinde organ hareketinden türeyen bu tür deyimler canlıdır; söz, görüleni ayrıntıya girmeden aktarır. Uzaktan bakan biri ağzın kıpırdadığını görür ama ne yendiğini ya da ne söylendiğini seçemez; kalıbın kolaylığı da bu belirsizliği kullanmasından gelir.
Örnek Cümleler
- Ders boyunca ağzı oynadı durdu; sırasının içinde bir paket bisküvi bitirmişti.
- Sabahtan beri ağzı oynuyor; toplantıda kimseye söz sırası gelmiyor bir türlü.
- Uzaktan baktığımda ağzı oynuyordu ama gürültüden ne dediğini bir türlü duyamadım.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Cümlenin gidişi ayırır. Sofra, atıştırmalık ya da açlık konuşuluyorsa yeme anlamı; sohbet, tartışma ya da dedikodu konuşuluyorsa konuşma anlamı anlaşılır. Türkçede bu tür ayrımlar çoğu zaman bağlama bırakılır.
Çoğu kez gözlemci bir ton taşır; söyleyen kişi gördüğünü aktarır. Durmadan yenmesinden ya da konuşulmasından yorulmuşsa araya hafif bir sitem karışır. Yansız da kurulabilir: uzaktan ağzının kıpırdadığını görmek bunun için yeter.
Çünkü tek bir görüntüyle iki farklı davranışı karşılar. Ağzın hareket etmesi hem yemeyi hem konuşmayı kapsar; konuşan kişi ayrıntıya girmeden durumu anlatır, dinleyen de bağlamdan hangisi olduğunu hemen çıkarır.