Anlamı
derin bir keder veya özlemle içten gelerek ah demek.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, derin bir keder, özlem, pişmanlık ya da çaresizlik duygusuyla içten gelen bir 'ah' sesi çıkarmak anlamında kullanılır. Günlük dilde özellikle yitirilen bir şeyin ardından duyulan iç burkulmasını anlatır. Sevilen birinin yokluğu, kaçırılmış bir fırsat, geri gelmeyecek gençlik, geçmiş günler ya da ulaşılamayan bir arzu insanı ah çektirebilir. Buradaki ses, sıradan bir soluk verme değil; içte biriken duygunun kısa ama yoğun dışavurumudur. Bu yüzden deyim son derece duygusal ve içlidir. Söylendiğinde, insanın içinde sessizce taşıdığı ağırlık görünür olur. Deyimin gücü, kederi uzun uzun anlatmadan tek bir işaretle sezdirmesindedir. Kimi zaman sessiz bir odada, kimi zaman eski bir hatırayı anarken, kimi zaman da çaresizlik anında ortaya çıkar. Ah çekmek, dilde duygunun en yalın ama en etkili hâllerinden biridir.
Örnek Cümleler
- Eski fotoğraflara bakarken derin derin ah çekti, gözleri bir anda doldu.
- Emekliliğinin ilk sabahı boş kalan masasına bakıp giden yıllar için derin bir ah çekti.
- Oğlunun gurbete gittiği günden beri her akşam pencerenin önünde ah çekiyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Keder, özlem ve pişmanlığı anlatır. Duygu çoğu zaman geçmişe dönüktür ama şart değildir; süregelen bir hastalık, bitmeyen bir özlem ya da içinde bulunulan çaresizlik de insana ah çektirebilir.
Ah çekmekte yön içeridir; kişi kendi kederiyle baş başadır. Ah etmekte ise çoğu zaman bir muhatap vardır ve söze sitem, hatta ilenme karışır. Aradaki fark, duygunun kime yöneldiğidir.
Çünkü tek bir sesi bütün bir duygunun yerine koyar. Uzun uzun anlatılacak bir hüzün, karşıdakine bir soluk sesiyle geçer; dinleyen de o sesin ardındakini sormaya gerek duymaz.