Anlamı
arzulamak, çok özlemek, hasretini çekmek:
'Mustafa Kemal Paşa, özlemini çektiği bir yuvaya kavuşmuştur.' -H. Taner.
Detaylı Açıklama
Özlemini çekmek deyimi, halk dilinde özlemini duymak kalıbının daha şiddetli, daha acılı, daha içselleştirilmiş bir versiyonudur. Çekmek fiili buradaki kullanımda hafif değil ağır bir yük taşımayı anlatır; sıkıntı çekmek, ağrı çekmek, sıla çekmek gibi kullanımlarda olduğu gibi söze acı katar. Özlem sadece hissedilmez, çekilir; bu süreğen ve ağır bir duygu halidir. Yıllar süren gurbet hayatında ailesinin özlemini çeken işçi, kaybettiği oğlunun özlemini çeken anne, eski mesleğinin özlemini çeken emekli, doğup büyüdüğü vatanın özlemini çeken göçmen, gençliğinin özlemini çeken yaşlı, kaybettiği eşinin özlemini çeken dul kadın bu kalıbın canlı figürleridir gerçekten halk dilinin acılı özlem dilinin merkezinde yer alır içtenlikle samimi.
Özlemini Çekmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yıllardır gurbette çalışan dayım ailesinin özlemini çekiyordu, her gece odasında onların fotoğraflarını izliyor, telefon görüşmesi yeterli olmuyordu, eve dönüş kararını vermeye yaklaşıyordu içtenlikle.
- Oğlunu kazada kaybeden anne yıllarca onun özlemini çekti, odasındaki eşyalara dokunmadı, doğum günü tarihinde fotoğrafları izleyip ağlardı, acı kalbinden hiç bir an çıkmadı maalesef.
- Memleketinden ayrı uzun yıllar geçiren göçmen vatanının özlemini çekiyordu, yıl boyunca dönüş için biriktiriyor, tatil aylarında ailesiyle ziyaret eder, eski sokakları sevgiyle dolaşıyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Duymak özlemin içte hissedilmesini, çekmek ise bu duygunun ağır bir yük olarak taşınmasını anlatır. Özlemini duymak kalıbı daha hafif ve genel bir özlemdir; özlemini çekmek ise daha şiddetli, daha sürekli, daha acılı bir özlemdir. Halk dili aynı duygunun iki yoğunluk seviyesini iki ayrı fiille saklar; konuşmacı duygunun derinliğine göre seçim yapar gerçekten oldukça incelikli.
Sevilen birinin kaybı, uzun süreli gurbet, vatandan ayrılık, kaybedilen sevgili, eski meslek özlemi, gençlik yıllarının kaybı, çocukluk yerlerinin özlemi gibi sahnelerde söz tam yerini bulur. Halk dili acılı özlem duygusunun her tonunu bu kalıba sığdırır; söz duyulduğunda dinleyici de duygunun ağırlığını hisseder gerçekten oldukça duyumsal.
Türk halk müziği, divan edebiyatı, halk şiiri özlem duygusunu yüzyıllardır işler; Karacaoğlan'dan Aşık Veysel'e, Yunus Emre'den modern şairlere kadar pek çok sanatçı bu duygu üzerine eserler vermiştir. Özlemini çekmek kalıbı bu sanatsal mirasın halk dilindeki sözel karşılığıdır; söz hem edebi hem günlük dilde canlılığını sürdürür gerçekten.