Anlamı
başarısız olmak, sonuçsuz kalmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir işin başarıya ulaşamaması, beklenen sonucun alınamaması ve girişimin sonuçsuz kalması anlamında kullanılır. Gündelik dilde proje, plan, ilişki, görüşme, yatırım ya da herhangi bir girişim için rahatlıkla kullanılabilir. Buradaki vurgu yalnız başarısızlık değil, yolun bir yerde tıkanması ve sonuca varamamasıdır. İnsan bazen büyük emek verir ama süreç bir noktada akamete uğrar; yani ilerleyişin önü kapanır. Bu nedenle deyim içinde hayal kırıklığı, eksik kalmışlık ve boşa giden çaba hissi taşır. Söylendiğinde, işin tamamen çökmüş olması gerekmez; ama hedefe varmadığı açıktır. İfade daha çok resmî ve yazılı dilde duyulsa da günlük konuşmada da anlaşılır bir karşılığı vardır. Özellikle büyük beklentilerin boşa düştüğü durumları ağırbaşlı biçimde anlatır. Kısa ama ciddi bir başarısızlık çerçevesi sunar.
Örnek Cümleler
- Aylardır hazırlanan proje son onay aşamasında akamete uğradı, ekip dağıldı.
- İki tarafın da katıldığı görüşmeler ilk günde akamete uğrayınca imza atılamadı.
- Bütün girişimleri akamete uğradı, sonunda o işten tamamen vazgeçmek zorunda kaldı.
Kökeni ve Hikayesi
Akamet, Arapça 'ʿaḳāmet' sözcüğünden gelir ve kısırlık, sonuçsuzluk anlamını taşır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Özne çoğunlukla kişi değil, bir iştir. Kişi için kullanıldığında cümle kulağı tırmalar; doğru kuruluş, sonucu alınamayan işi özne yapmaktır. Uğramak fiili de bunu destekler: özne bir şeyle karşılaşan taraftır.
Hayır. Küçük bir başvurudan büyük bir yatırıma kadar her türlü girişim için söylenebilir. Ölçüyü işin büyüklüğü değil, sonuca varılamamış olması belirler; deyim yalnızca o tıkanma anını bildirir.
Ağırbaşlı ve biraz resmîdir. Günlük konuşmada suya düşmek ya da yatmak gibi karşılıkları tercih edilir; akamete uğramak daha çok yazılı dilde, rapor ve haber cümlelerinde yerini korur.