Anlamı
danışmak, görüş almak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir konuda tek başına karar vermek yerine daha deneyimli, bilgili ya da güvenilir birinden görüş istemek anlamında kullanılır. Akıl almak, sadece tavsiye dinlemek değildir; aynı zamanda bir meseleyi farklı yönleriyle değerlendirebilmek için başkasının muhakemesinden yararlanma çabasıdır. Gündelik yaşamda aile meselelerinden iş hayatına, eğitimden dostluk ilişkilerine kadar pek çok alanda görülür. İnsan bazen duygularının etkisiyle sağlıklı karar veremez; bazen de yeterli bilgisi olmadığı için başkasının deneyimine ihtiyaç duyar. İşte bu tür anlarda akıl almak hem olgunluk hem de ihtiyat göstergesi sayılır. Deyim, danışmanın küçültücü bir şey olmadığını, aksine doğru kararın yolu olabileceğini de hissettirir. Her akıl alış aynı sonuçla bitmez ama kişinin meseleyi ciddiye aldığını gösterir. Bu yüzden söz, körü körüne hareket etmeyen, düşünerek adım atmak isteyen insan tavrını anlatmakta çok işlevseldir. Sağlam bir yön arayanların başvurduğu en doğal davranışlardan birini sade ve güçlü biçimde ifade eder.
Örnek Cümleler
- Evi satmadan önce hem avukatından hem de emlakçıdan akıl aldı.
- Kendi başına karar vermedi, ustasına gidip akıl aldıktan sonra işe başladı.
- Ameliyat kararını vermeden önce iki ayrı doktordan akıl almayı ihmal etmedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Öğüt istemekle başlar ama orada bitmez. Kişi hazır bir cevap almaktan çok, meseleyi kendi göremediği bir açıdan görmek ister; alınan görüş bazen kararı değil, bakış açısını değiştirir.
Hayır. Ölçü yaş değil, konunun kendisidir. Bir esnaf mesleğinde yeni birinden, bir öğretmen öğrencisinden akıl alabilir; önemli olan, danışılan kişinin o konuda gerçekten bir şey biliyor olmasıdır.
Acele etmemeyi olumlu gösterir. Akıl alan kişi kararını ertelemiş değildir; yalnızca o kararı vermeden önce elindeki bilgiyi çoğaltmıştır. Deyimde bu yüzden zayıflık değil, tam tersine bir ölçülülük sezilir.