Anlamı
çocuk akıllı ise babasından mal kalsın diye beklemez, malı kendisi kazanır; akılsızsa babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, değerini bilmez ve onu kısa zamanda bitirir.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, akıllı kişinin baba malına bel bağlamayacağını, kendi emeğiyle de yolunu bulacağını; buna karşılık akılsız kişinin ise eline büyük miras bile geçse onu koruyamayacağını anlatır. Yani servetin değeri, onu kullanacak aklın varlığıyla ölçülür. Akıllı oğlan için ata malı zorunlu değildir; çünkü kendisi üretir, değerlendirir, çoğaltır. Akılsız oğlan içinse tam tersi geçerlidir: Ne kadar çok mal kalırsa kalsın, onu kısa sürede tüketebilir ya da boşa çıkarabilir. Atasözü burada mirası değil, insanın zihniyetini merkeze alır. Varlık tek başına güvence değildir; akıl ve beceri yoksa dayanmaz. Bu söz özellikle çocuk yetiştirme, miras, emek, sorumluluk ve yetkinlik konularında kullanılır. Aileden gelen imkân değerli olabilir; ama asıl belirleyici olan kişinin onu nasıl kullanacağıdır. Servet akıllıya destek, akılsıza yük olabilir. Halk bilgeliği burada malın değil, aklın esas sermaye olduğunu vurgular.
Örnek Cümleler
- Miras kalsa da kalmasa da yolunu bulur; akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malını.
- Babasından tek kuruş almadan kendi atölyesini kurdu; akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malını.
- Baba malına güvenip okumadı, birkaç yılda hepsini bitirdi; akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malını.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Malı tek başına bir güvence saymaz. Akıllı çocuk için miras zaten belirleyici değildir; o beklemeden kendi kazancını kurar. Akılsız çocuk içinse ne kadar mal kalırsa kalsın sonuç değişmez. Söz bu yüzden mirasın büyüklüğünü değil, sahibinin kim olduğunu tartar.
Hayır, mirası kötülemez. Söylediği şey şudur: mirasın yerine geçemeyeceği bir şey vardır, o da kişinin kendi kabiliyetidir. Mal ona destek olabilir ama hiçbir zaman onun yerini tutamaz.
Bir şeyin devredildiği her durumda anılır; kalıp iki kuşak ister. Genellikle çocuğuna yalnızca mal bırakmayı düşünen birine, asıl bırakılması gereken şeyin bambaşka bir şey olduğunu hatırlatmak amacıyla söylenir.