Anlamı
iyi düşünebilir durumda olmamak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir kişinin iyi düşünebilir durumda olmaması, sağlıklı muhakeme kuramaması ve kararlarını dengeli biçimde verememesi anlamında kullanılır. Gündelik dilde bunun sebebi çok farklı olabilir: büyük korku, panik, öfke, hastalık, sarhoşluk, aşırı üzüntü ya da zihinsel dengesizlik. Bu yüzden deyim tek bir psikolojik durumu değil, düşüncenin düzgün çalışmadığı genel bozulma hâlini anlatır. Buradaki vurgu, kişinin normalde göstereceği akıl yürütme düzeyinden sapmış olmasıdır. Söylendiğinde, karşı tarafın sözlerine ya da davranışlarına tam güvenilemeyeceği de ima edilir. Çünkü aklı başında olmayan kişi ölçüsüz, dağınık veya yanlış kararlar verebilir. Bu ifade bazen geçici bir durumu, bazen de daha derin bir dengesizliği gösterebilir. Kısacası, zihinsel denge ve sağduyunun zayıfladığı hâlleri güçlü biçimde anlatan yaygın bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- O gece paniğe kapılmıştı, aklı başında değildi; imzayı hiç okumadan attı.
- Ateşi kırkı bulmuştu, iki gün aklı başında olmadı, kimseyi de tanımadı.
- Kazadan yeni çıkmıştı, aklı başında değildi; polise verdiği ifadeyi ertesi gün yeniden aldılar.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Muhakemenin geçici ya da sürekli olarak işlemediği bütün durumları kapsar: panik, öfke, yüksek ateş, sarhoşluk, büyük bir sarsıntı. Kalıp sebebi söylemez; ateşten mi, korkudan mı olduğu anlatının devamından anlaşılır.
Şart değildir. Çoğu kullanımda geçici bir hâl anlatılır; kişi sakinleşince ya da iyileşince eski hâline döner. Sürekli bir durumu bildirmesi için cümlede bunu gösteren başka bir işaret gerekir.
O kişinin o an sağlıklı düşünemediğini bildirir. Bu yüzden kimi zaman bir savunma olarak kullanılır: yapılana bakıp hemen hüküm vermeyin, adam kendinde değildi denmek istenir. Kimi zaman da bir uyarıdır; o hâldeki birine önemli bir iş bırakılmaz.