Anlamı
beliren tehlikeye karşı direnebilecek, dayanabilecek duruma gelmek.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, ortaya çıkan ya da yaklaşan bir tehlikeye karşı savunma veya hazırlık durumuna geçmek anlamında kullanılır. Askerî ve kurumsal kökenli çağrışımları güçlü olsa da gündelik dilde de geniş bir kullanım alanı vardır. Bir tehdit fark edildiğinde herkesin dikkatini toplaması, önlem alması, görev dağılımı yapması ve direnmeye hazır hâle gelmesi bu sözle anlatılır. Deyim, sıradan bir dikkat artışından daha fazlasını içerir; burada aktif bir hazırlık ve ciddiyet vardır. Bu nedenle sadece fark etmek değil, tehlikeye cevap verebilecek düzene girmek anlamı taşır. Şirketlerde kriz anı, ailelerde acil durum, toplumda güvenlik kaygısı ya da bireysel yaşamda tetikte olma hâli için mecazen de kullanılabilir. Sözü duyan kişi, durumun olağan akıştan çıktığını hemen anlar. Çünkü 'alarm' ifadesi doğrudan risk çağrışımı taşır. Böylece yaklaşan tehlike karşısında toparlanma, savunma ve hazır olma hâli kısa ama kuvvetli bir kalıpla görünür olur.
Örnek Cümleler
- Fırtına uyarısı gelince belediye ekipleri alarma geçti, kum torbaları sahile yığıldı.
- Sunucuya saldırı fark edilince bütün bilişim birimi gece yarısı alarma geçti.
- Sınırdaki hareketlilik üzerine karakol alarma geçti, nöbetler iki katına çıktı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Değildir. Tehlikeyi görmek ilk adımdır; kalıp bunun ötesinde önlem alınmasını, düzene girilmesini ve karşı koyabilecek duruma gelinmesini bildirir. Hazırlık olmadan söz yerini bulmaz; ölçü de bu hazırlıktır.
Bir kurum, bir ekip, bir aile ya da tek bir kişi geçebilir. Kalıp ölçek tanımaz; belirleyici olan, beliren tehlikeye karşı toparlanıp hazır duruma gelinmiş olmasıdır.
Söylenir. Tehlikenin belirmesi yeterlidir; fırtına uyarısı gelir gelmez ekipler alarma geçebilir. Tehlike baş gösterdikten sonra da söylenir: saldırı fark edilince birim alarma geçer. Ortak yan, karşı koyabilecek duruma gelinmesidir.