Anlamı
ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, ileride gerekecek şeyleri zamanında hazırlamayan kişinin, hazırlık yapanlardan yardım bekleyeceğini söyler. Atasözü sahneyi yoldan alır: hazırlıksız çıkan kişi, yol uzayınca başkasının torbasına bakar. İçinde uyarı ve hafif bir utandırma bulunur. Yardım beklemek burada sözle değil, bakışla anlatılmış olur. Söz sonucu kesin söyler: hazırlıksız çıkanın gözü orada kalır. Önce şart, sonra sonuç gelir; ikisi tek cümlede toplanır. Atasözü bir öğüt verir ama zaman göstermez; ne kadar önceden hazırlanılacağı söylenmez. Kalıp uzun bir cümleyle kurulur; sahne ve sonuç bir arada verilir. Söz hazırlığın kendisini değil, yokluğunu anlatır. Söz olay olmadan önce de, olduktan sonra da kurulabilir. Kimin neye hazırlıksız çıktığı cümlede anlatılır.
Örnek Cümleler
- Yanına ne su ne ekmek aldı; azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır.
- Derslere hiç hazırlanmadı, sınav haftası herkesin notlarına muhtaç kaldı; azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır.
- Azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır derler; parasını harcayınca herkesten borç istedi.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Azık, yolculukta yenmek üzere alınan yiyecektir; el torbası ise başkasının azık çıkınıdır. Göz torbada kalmak ise ona bakıp durmak, ondan beklemektir. Üç öge bir araya gelince sahne tamamlanır.
Yermez. Yerilen şey hazırlıksızlıktır; yardım ondan sonra gelen sonuçtur. Atasözü veren tarafı değil, hazırlanmayan tarafı anar. Bu yüzden söz bir suçlama değil, sonucu önceden gösteren bir uyarı gibi durur.
Sahne yoldan alınmıştır, ama söz her hazırlık için kurulur: iş, para, okul ve uzun süren her uğraş. Ortak yan, ilerisi için bir şey ayırmanın gerekmesi ve bunun zamanında yapılmamasıdır.