Deyim

Aldığı Abdest Ürküttüğü Kurbağaya Değmemek Ne Demek?

Anlamı

sağladığı yarar, verdiği zararı karşılamamak.

Detaylı Açıklama

Aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek sözü, yapılan işin sağladığı yararın, yol açtığı zararı karşılamadığını anlatır. Burada abdest almak olumlu ve sevaplı bir davranışı; kurbağayı ürkütmek ise bu davranış sırasında verilen gereksiz zararı simgeler. Yani görünürde iyi ya da faydalı bir iş yapılmaktadır; fakat ortaya çıkan olumsuz etki, sağlanan faydayı gölgeler ya da boşa çıkarır. Söz, niyetin iyi olmasının tek başına yeterli olmadığını, sonucun toplam etkisine bakmak gerektiğini söyler. Günlük hayatta iyi niyetli ama yanlış yöntemli işler, faydasından çok zarar getiren müdahaleler ve ölçüsüz çözümler için sıkça kullanılabilir. Bu söz, 'yarar-zarar dengesi'ni halk diliyle çok net kurar. Küçük bir iyiliğin, daha büyük bir sıkıntı doğurması durumunda söylenmesi çok yerindedir. İyi görünen işlerin gerçek etkisini sorgulayan son derece öğretici bir halk sözüdür.

Örnek Cümleler

  1. Bir kişiyi memnun edeyim derken üç kişiyi darılttı; aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmedi.
  2. Küçük bir tasarruf için kurulu düzeni baştan aşağı bozdular; aldıkları abdest ürküttükleri kurbağaya değmedi.
  3. İki liralık indirim uğruna yarım gün yolda geçti; aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmedi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Abdest yapılan iyi işi, kurbağayı ürkütmek o iş sırasında verilen gereksiz zararı karşılar. Söz ikisini yan yana koyup hangisinin ağır bastığını sorar; cevap da bellidir, zarar ağır basmıştır.

Söylenir. Kalıp niyeti değil sonucu tartar; ölçü, ortaya çıkan toplam etkidir. Söz kimseyi kötü niyetle suçlamaz, yalnız hesabı yapar. Bu yüzden bir suçlamadan çok bir değerlendirmedir; hüküm de hesabın sonunda çıkar.

Faydayı geçmesi yeter. Zararın kendi başına büyük olması gerekmez; sağlanan yarardan ağır bastığı anda söz yerini bulur. Karşılaştırma iki taraf arasında yapılır; ölçü mutlak değil, orantılıdır.