Deyim

Alev Almak Ne Demek?

Anlamı

1) tutuşmak, yanmaya başlamak:
'Sobada çıralar hemen alev almış, odunları da tutuşturmuştu.' -T. Buğra. 2) mec. coşmak, heyecanlanmak, heyecana gelmek; 3) mec. öfkelenmek, kızmak; 4) mec. telaşlanmak.

Detaylı Açıklama

Alev almak deyimi, gerçek anlamında bir şeyin tutuşup yanmaya başlamasını anlatırken, mecaz anlamda bir kişinin veya ortamın aniden coşması, öfkelenmesi, heyecanlanması ya da telaşa kapılması için de kullanılır. Bu çok katmanlı yapı, ateşin yayılma hızını duyguların ani yükselişiyle ilişkilendirir. Bir tartışmanın birden büyümesi, bir kalabalığın coşkulanması, birinin hızla öfkelenmesi ya da paniğin aniden yayılması 'alev almak' sözüyle etkili biçimde anlatılabilir. Deyim, durağanlıktan bir anda yüksek enerjiye geçişi gösterir. Günlük dilde duygusal patlamalar, toplumsal heyecan, kızgınlık ve telaş anlarında çok işlevlidir. Söz, yükselişin yumuşak değil ani ve sarsıcı olduğunu hissettirir. Ateşin doğasındaki hız ve yayılma etkisi, bu deyimin mecaz gücünü besler. Hem somut hem duygusal hareketlilik için kullanılan güçlü ve çok yönlü bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Benzin bulaşan bez tek bir kıvılcımla alev aldı, dükkânı zor söndürdüler.
  2. O lafı duyunca birden alev aldı, masaya vurup dışarı çıktı.
  3. Haber duyulunca ortalık alev aldı; kimi sevinçten bağırdı, kimi telaşla dışarı fırladı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Ateş görüntüsüyle bağlanır. Kuru bir bezin tek bir kıvılcımla tutuşması gibi, insan da bir lafla öfkelenir, bir haberle coşar, bir sesle telaşlanır; kalıp dört hâli aynı resimle karşılar.

Öfke, coşku, heyecan ve telaş için söylenir. Kalıp hangisinin kastedildiğini kendisi söylemez, cümledeki durum belirler: masaya vurup dışarı çıkan kişi öfkeyi, sevinçten bağıran kalabalık coşkuyu, kapıya koşanlar telaşı gösterir.

Bir nesne tutuşabildiği gibi bir kişi, bir kalabalık ya da bir ortam da alev alabilir. Somut anlamda yanıcı bir şey gerekir; mecaz anlamda duygunun birden yükseldiği her özne olabilir.