Anlamı
ateş bacayı sarmak.
Detaylı Açıklama
Alev bacayı sarmak deyimi, bir sıkıntının, tehlikenin ya da krizin büyüyüp artık dayanılmaz ve ertelenemez bir noktaya geldiğini anlatır. Bacayı saran alev, yangının artık evin içine, güvenliğe ve yaşama doğrudan tehdit oluşturduğunu gösterir. Bu yüzden deyim, küçük bir sorunun büyüyerek herkesi etkileyecek kritik seviyeye çıktığı anlar için çok güçlüdür. Günlük hayatta borçların artması, tartışmanın büyümesi, tehlikenin yaklaşması, işlerin kontrolden çıkması veya derdin artık saklanamaz hâle gelmesi gibi durumlarda kullanılır. Söz, tehlikenin kapıda değil, neredeyse içeride olduğunu hissettirir. Bu yüzden aciliyet duygusu yüksektir. Bir işin artık ertelenemeyeceğini, müdahalenin zorunlu hâle geldiğini anlatır. Küçük kıvılcımın büyüyüp bütün yapıyı tehdit eder duruma gelmesini çok canlı biçimde gösteren dramatik ve etkili bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Borçlar üst üste binince alev bacayı sardı, ev satılmak zorunda kaldı.
- Başta küçük bir tartışmaydı, akrabalar da karışınca alev bacayı sardı.
- Sızıntı haberi basına düşünce şirkette alev bacayı sardı, telefonlar susmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Tehlikenin artık uzakta olmadığını gösterir. Ateş dışarıda değil, evin kendi yapısındadır; söz de sorunun sınırı aşıp herkesi doğrudan etkileyecek noktaya geldiğini bildirir. Aciliyet duygusu buradan doğar.
Söylenmez. Kalıp işin büyüyüp ertelenemez duruma gelmesini bildirir; henüz çözülebilir bir aksaklık bu sözü karşılamaz. Ölçü, müdahalenin zorunlu hâle gelmesidir; söz tam o eşiği işaret eder ve gecikmeye yer bırakmaz.
Anlamca aynıdır; alev ile ateş yer değiştirmiştir, kalıbın geri kalanı ve anlattığı durum değişmez. Hangi biçimin seçileceği konuşanın alışkanlığına kalır; iki biçim de aynı acil sahneyi kurar.