Anlamı
1) kalp çarpıntısı geçirmek; 2) herhangi bir konu üzerinde yoğun olarak düşünmek.
Detaylı Açıklama
Alıp vermek iki ayrı anlam taşır. Birincisi kalp çarpıntısı geçirmektir: kalp olağandan hızlı ve düzensiz atar, kişi bunu göğsünde duyar. Çarpıntının sebebi kalıpta belirtilmez; merdiven çıkmak, koşmak, bir rahatsızlık ya da ani bir korku olabilir. İkincisi bir konu üzerinde yoğun olarak düşünmektir: kişi bir meseleyi zihninde evirip çevirir, bir yanını bırakıp öbürünü ele alır, sonra yeniden başa döner. Bu düşünme bir sonuca varmayabilir; kişi günlerce aynı noktada dolaşabilir. Düşünülen şey bir karar, duyulan bir söz, çözülmemiş bir sorun ya da geçmişte yaşanmış bir olay olabilir. Kalıp iki fiilin ulaçla bağlanmasından kurulur ve iki anlamda da çekimlenir: kalbi alıp veriyor, meseleyi alıp veriyor. Birinci anlam bedenle, ikincisi zihinle ilgilidir.
Örnek Cümleler
- Merdivenleri koşarak çıkınca kalbi alıp vermeye başladı, oturup bir süre soluklandı.
- Aynı meseleyi günlerdir alıp veriyor, başka hiçbir şeye kafası çalışmıyor.
- Söylediklerini akşama kadar alıp verdim, yine de bir anlam veremedim.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Cümlenin kuruluşu belli eder. Kalp ya da yürek özne olarak anılıyorsa çarpıntı kastedilir; bir mesele ya da söz nesne olarak anılıyorsa, yani bir şey alınıp veriliyorsa, üzerinde yoğun biçimde düşünmek anlaşılır.
İçeride normalin üstünde bir hareket bulunmasıdır; kalıp ikisini de aynı sözle karşılar. Alıp vermek fiilinin gidip gelme havası da bunu taşır. Duruş yoktur, iki yönlü bir devinim vardır.
Birinci anlamda yorgunluktan, bir hastalıktan ya da ani bir sarsıntıdan sonra kalbin hızla çarptığı anlarda duyulur. İkinci anlamda ise bir meseleyi bırakamayan, onu gece gündüz kafasında döndüren kişi için söylenir; sebebi cümlenin gerisi verir.