Anlamı
değerli kişi veya nesneler, ne türlü uygunsuz koşullar içinde bulunurlarsa bulunsunlar değerlerini ve niteliklerini yitirmezler.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, gerçek değeri olan kişi ya da şeylerin uygunsuz koşullar içinde bulunsalar bile öz niteliklerini yitirmeyeceğini anlatır. Altın yere düşse paslanmaz; taş da yağmurdan etkilenip başka bir şeye dönüşmez. Yani sağlam olan, kendi özüne sahip olan, dış etkenlerle kolay kolay bozulmaz. Halk bilgeliği burada karakter, değer, kalite ve dayanıklılık üzerine konuşur. Gerçekten iyi yetişmiş insan, kötü çevrede de özünü tamamen kaybetmez; hakiki değer taşıyan eser ya da fikir, gözden düşse bile değerini içinde saklar. Atasözü özellikle geçici şartlarla kalıcı niteliği ayırmak için kullanılır. Bir insanın bulunduğu mevki, elindeki imkân veya düştüğü geçici durum onun gerçek değerini her zaman belirlemez. Asıl olan iç sağlamlıktır. Bu yüzden söz, hem teselli hem değerlendirme ölçüsü olarak iş görür. Zor koşullar bazen parıltıyı örter ama özü yok etmez. Gerçek kalite, dış görünüşe değil, dayanıklılığa bağlıdır. Altın altınlığını, taş da taşlığını korur.
Örnek Cümleler
- Köyde de olsa ustalığı belliydi; altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz.
- Görevden aldılar diye kıymeti düşmedi; altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz.
- Kötü çevrede büyüdü ama özünü kaybetmedi; altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Değerli olanın koşullardan etkilenmediğini söyler. Altın yerde dursa da paslanmaz, taş yağmur altında kalsa da ıslanıp dağılmaz; ikisi de özünü korur. Benzetme iki nesneyle aynı fikri kurar.
Söylenmez. Değerli bir nesne, bir eser ya da bir fikir için de kullanılır. Ortak yan, uygunsuz koşullarda bulunmasına rağmen niteliğini yitirmemesidir. Söz kişi ile nesneyi birlikte kapsar.
Söz görünüşün örtülebileceğini yadsımaz; yitmeyen şey özdür. Zor koşullar parıltıyı gizleyebilir, ama niteliği ortadan kaldırmaz. Ayrım görünüş ile öz arasındadır; atasözü tam bu ayrımı korumak için söylenir.