Atasözü

Aba Altında Er Yatar Ne Demek?

Anlamı

giyim kuşam kişiliğe ölçü olamaz.

Detaylı Açıklama

Aba altında er yatar atasözü, insanın değerinin dış görünüşünden, kıyafetinden ya da gösterişinden anlaşılamayacağını anlatır. Eski toplum hayatında aba, sade ve kaba bir üstlük ya da giysi olarak bilinir; bu yüzden atasözü, gösterişsiz görünümün ardında güçlü, değerli, yiğit ya da yetenekli bir kişinin bulunabileceğini söyler. İlk bakışta mütevazı, yoksul ya da sıradan görünen birini küçümsememek gerektiğini öğütler. Halk bilgeliği içinde görünüşe aldanmamak çok önemli bir temadır ve bu atasözü o uyarıyı açık biçimde verir. İnsanların karakteri, bilgisi, cesareti ya da asaleti çoğu zaman kıyafetten okunmaz. Özellikle gösterişe önem veren çevrelerde bu söz daha da anlamlı hâle gelir; çünkü toplumsal değer biçmenin ne kadar yanıltıcı olabileceğini hatırlatır. Atasözü, tevazunun da değerini ima eder. Sessiz, sade ve dikkat çekmeyen bir kişinin gerektiğinde büyük bir güç ve erdem gösterebileceğini anlatır. Yargıyı görüntüye değil, kişiliğe dayandırma çağrısı yapan kalıcı bir halk öğüdüdür.

Örnek Cümleler

  1. Kıyafetine bakıp küçümsediler ama sonradan aba altında er yatar dediler.
  2. Eski paltosuna bakıp geçmişlerdi; kazada ilk o atladı, aba altında er yatar.
  3. Köyün en sade giyineni kuraklıkta kapısını herkese açtı; aba altında er yatar.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Yiğit, değerli kimse demektir; asker anlamında kullanılmaz. Sözcük eskidiği için bugün daha çok kalıplaşmış sözlerde yaşar. Aba ile er yan yana konunca dış görünüş ile kişilik arasındaki karşıtlık tek cümlede kurulmuş olur.

Gizlenmeyi, görünmez durmayı bildirir. Ayakta duran görülür, yatan ise örtünün altında kalır; fiil bu saklılığı taşır. Durur ya da bulunur denseydi örtünün altındaki değer bu kadar gizli görünmezdi.

Bulunma ekli bir tümleçle başlar: aba altında. Ardından özne, en sona da yüklem gelir; yüklem sonda durduğu için cümle kurallıdır. Bu sıra önce örtüyü, sonra altındakini gösterir; tersine çevrilseydi sözün şaşırtma etkisi kaybolurdu.