Anlamı
arkasını getirmemek, önlemek, son vermek, durdurmak.
Detaylı Açıklama
Ardını kesmek deyimi, arkasını getirmemek, önlemek, son vermek, durdurmak anlamında kullanılır. Sürmekte olan bir akış vardır ve kişi onu keser: masraf, dedikodu, ziyaret, alışkanlık ya da tekrarlanan bir davranış durdurulur. Kalıbın öznesi durduran taraftır; kesilen şey cümlede nesne olur. Durdurma bir karar, bir kural, bir yasak ya da açık bir konuşmayla yapılabilir; kalıp hangi yolla yapıldığını söylemez. Olumsuz biçimiyle de kurulur: ardını kesemedik denildiğinde durdurma çabasının sonuç vermediği anlatılır. Ardını almak kalıbıyla karıştırılmamalıdır; orada işi bitirmek, burada bir akışı durdurmak vardır. İki kalıp aynı sözcükle başlasa da ayrı işleri anlatır. Ardı kesilmemek kalıbı bunun karşısında durur; orada akış sürer, burada kişinin eliyle kesilir.
Örnek Cümleler
- Gereksiz masrafların ardını kesmezsek bu ay da borçla kapatmak zorunda kalırız.
- Söylentinin ardını kesmek için toplantıda her şeyi açıkça anlatmak zorunda kaldı.
- Gece geç saatte gelen ziyaretlerin ardını kestiler, ev artık erken yatıyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Arkası gelecek olan her şey. Kesilen, olayın kendisinden çok onun devamıdır: yapılmış masraf geri gelmez, ama sonrakiler önlenir. Kesmek fiili de bu yüzden seçilmiştir; uzayan bir şey bir yerinden kesilir ve orada biter.
Vardır; kalıp bir şeye kasıtla son verildiğini bildirir. Kalıp geçişlidir; durduran özne, kesilen akış nesnedir. Yeterlilik ekiyle kurulduğunda ise yenilgi bildirir. Aynı kalıp böylece hem alınan tedbiri hem başarısızlığı anlatabilir; ek yönü tersine çevirir, kuruluş aynı kalır.
Bir şey henüz yayılmadan ya da büyümeden durdurulduğunda: söylentinin ardını kesmek için her şeyi açıkça anlattı denir. Burada akış daha başındadır; kalıp onun devam etmesine fırsat verilmediğini bildirir.