Anlamı
bir yerin gireni çıkanı çok olmak.
Detaylı Açıklama
Arı kovanı gibi işlemek deyimi, bir yerin gireni çıkanı çok olması anlamında kullanılır. Kovanın ağzında arılar durmadan girip çıkar; kalıp bu görüntüyü kalabalık ve hareketli yerlere uygular. Kalıbın öznesi mekândır: çarşı, dükkân, büro, hastane ya da ev arı kovanı gibi işler. Sözde anlatılan şey gidiş gelişin çokluğudur; kapıdan girenle çıkan birbirini izler, ortalık boş kalmaz. Bayram öncesi çarşılar, yoğun bir iş günü ve düğün hazırlığı bu sözle anlatılır. Söz yerin hareketliliğini bildirir; bunun beğenilip beğenilmediği cümlenin gerisinden anlaşılır. İşlemek fiili burada bir yerin çalışır, dolup boşalır durumda olmasını anlatır; kovan da durmadan çalışan bir yer olarak bu görüntüye uyar. Yerin büyük ya da küçük olması da anlatılanı değiştirmez; ölçü, girip çıkanın çokluğudur.
Örnek Cümleler
- Bayramdan önce çarşı arı kovanı gibi işliyordu, yürüyecek yer bile bulamadık.
- Sabahın erken saatinde büro arı kovanı gibi işlemeye başlamıştı, dilekçe getiren, imza bekleyen durmadan girip çıkıyordu.
- Yeni açılan fırın kısa sürede arı kovanı gibi işler hâle geldi, kuyruk sokağa taştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Yer. Kalıp gibi edatıyla kurulur ve bir yerin durumunu anlatır; insan bu kalıba özne olmaz. Kalabalığı oluşturanlar cümlede ayrıca anılabilir: bayram öncesi çarşı müşterilerle arı kovanı gibi işliyordu.
Kalabalıktan çok gidiş gelişin çokluğu anlatılır. Bir yer tıklım tıklım dolu olabilir ama kimse girip çıkmıyorsa bu söz kurulmaz; kalıbın aradığı şey kapıdaki hareketin sürüp gitmesidir.
Sözün kendisi böyle bir yargı taşımaz. Yalnız gireni çıkanı çok olan bir yeri bildirir; bunun iyi mi kötü mü sayıldığını cümle belirler. Aynı kalıp işlerin canlılığını övmek için de, yorgunluktan yakınmak için de kullanılabilir.