Anlamı
içinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek:
'Bak, o şoförün yanında arpacı kumrusu gibi düşünen maarif müdürü beye.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Arpacı kumrusu gibi düşünmek, içinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmektir. Kalıp bir benzetmeye dayanır: durup bir noktaya bakan, kımıldamadan bekleyen kumrunun görüntüsü, derin düşünceye dalmış insana benzetilir. Kişi dışarıdan durgun görünür, oysa zihni sürekli işlemektedir. Söz sıradan bir düşünmeyi değil, bir çıkmazın içinde çözüm arayan düşünmeyi anlatır; ortada kişiyi meşgul eden bir sorun vardır. Borcunu nasıl ödeyeceğini, işini nasıl kurtaracağını, kime başvuracağını düşünen kimse için kurulur. Kalıp düşüncenin uzunluğunu da bildirir; kişi bir anlık değil, uzun uzun düşünmektedir. Sonuca ulaşıp ulaşmadığı ise sözde belirtilmez. Kalıp yalnız düşünme hâlini adlandırır; kişinin sonunda bir yol bulup bulmadığı cümlenin gerisinden anlaşılır.
Örnek Cümleler
- Akşama kadar kapının önünde oturmuş, öylece arpacı kumrusu gibi düşünüyordu.
- Borcu nasıl kapatacağını bulamayınca sabaha kadar arpacı kumrusu gibi düşündü.
- Sorusuna cevap alamayınca köşeye çekilip arpacı kumrusu gibi düşünmeye başladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir sorunu çözmek için uzun uzun sürdürülen düşünme anlatılır. Kişi dışarıdan durgun, dalgın görünür; hareket etmez, konuşmaz. Zihnindeki meşguliyet ise sürmektedir. Kalıp bu iki hâli, dıştaki durgunluğu ve içteki uğraşı bir arada bildirir.
Gerekir. Kalıp, kişinin içinde bulunduğu durumu nasıl çözeceğini düşünmesini anlatır. Ortada çözülecek bir şey yoksa, yalnızca dalgın durmak bu sözle karşılanmaz. Düşünceyi başlatan şey sorunun kendisidir; kalıbın anlattığı dalgınlık da o sorundan doğar.
Kumrunun kıpırdamadan duruşuna. Kalıp gibi edatıyla bağlanır; benzetme hayvanın kendisini değil, bu duruşunu alır. Dışarıdaki durgunluk görünür, içerideki uğraş ise ancak cümlenin gerisinden anlaşılır. Benzetmenin gücü bu iki hâlin yan yana durmasından gelir.