Anlamı
haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar.
Detaylı Açıklama
Arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser atasözü, kötülükle anılan kişinin değil, adı öne çıkmayanların asıl kötülüğü yaptığını anlatır. Sözde iki hayvan karşılaştırılır: arslan güçlüdür ve korkulan odur, ama ortalıkta baş kesen çakallardır. Ün ile eylem birbirinden ayrılır; herkesin gözü adı çıkmış olanın üstündeyken, zararı verenler gözden uzakta kalır. Atasözü bu yüzden dikkati adı duyulandan asıl yapana çevirmeyi ister. Bir işte suç görünen kişiye yüklenirken, arka planda kalanların yaptığı fark edilmeyebilir. Söz, ünün tek başına kanıt sayılamayacağını da bildirir. Kalıbın hayvan benzetmesiyle kurulması güçlü olanla fırsatçı olan arasındaki farkı belirginleştirir. Söz, adı çıkanın hep suçsuz olduğunu değil, asıl zararın başka yerden gelebileceğini bildirir.
Örnek Cümleler
- Herkes patronu suçladı ama işi karıştıran ekipti; arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser.
- Adı kötüye çıkan çırak değildi asıl suçlu; arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser.
- Büyük şirket konuşuluyor, esas zararı taşeronlar veriyor; arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Arslan, kötülükle anılan ve korkulan tarafı karşılar; çakal ise adı duyulmayan, gözden uzak kalan tarafı. Atasözü ikisini karşılaştırarak ünün asıl faili göstermeye yetmediğini bildirir. Karşılaştırmanın sertliği de buradan gelir.
Ün ile eylem arasındaki ayrıma. Söz iki ayrı kip kullanır: çıkmış ve keser. Biri olmuş bitmiş bir durumu, öteki süregiden bir işi bildirir; karşıtlık kipte de kurulmuştur. Dikkat böylece yön değiştirir.
Atasözü onun suçsuz olduğunu söylemez. Söylediği şey, asıl zararın adı duyulmayanlardan gelebileceğidir. Ün tek başına kanıt sayılmaz; hüküm ada değil, yapılana bakılarak verilir. Ölçü eylemdir, şöhret değil.