Anlamı
ilgilenmek, tanıdığını belli etmek.
Detaylı Açıklama
Aşinalık göstermek, ilgilenmek, tanıdığını belli etmektir. Kalıp iki karşılık taşır: bir kimseyle ilgilenmek ya da onu tanıdığını belli etmek; cümleye göre biri ya da ikisi birden anlatılır. Aşina tanıdık, bildik demektir; aşinalık göstermek de bu tanıdıklığı davranışla belli etmektir. Selam vermek, adını anmak, hâlini sormak, yüzüne gülümsemek bu kapsamdadır. Öznesi ilgilenen ya da tanıdığını belli eden kimsedir; karşı taraf ise ilgi gösterilen kişidir. Cümlede kimin kime aşinalık gösterdiği belirtilir. Kalıp gösterilen ilginin büyüklüğünü ölçmez; küçük bir işaret de, uzun bir konuşma da aşinalık göstermek sayılır. Gerçekten bir tanışıklık olup olmadığı ise cümlenin gerisinden anlaşılır. Kalıp olumsuz biçimde de kurulur; kimse aşinalık göstermedi denir. Tanıdık çıkmak ise iki kişinin önceden tanıştığının anlaşılmasını anlatır; aşinalık göstermek bu tanışıklığı davranışla dışa vurmaktır.
Örnek Cümleler
- Kapıda görünce adını hatırlayıp aşinalık gösterdi, oturup hâlini hatırını sordu.
- Yeni gelen memura kimse aşinalık göstermedi, çocuk bir hafta yalnız kaldı.
- Yaşlı adam onu kapıda görünce aşinalık gösterdi; meğer yıllar önce aynı sokakta oturmuşlar.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki ayrı karşılığı vardır ve bunlar her cümlede birlikte bulunmaz: yeni gelen birine ilgi göstermek de, eski bir tanıdığı hatırlayıp selam vermek de bu sözle anlatılır. Olumsuz biçimi de iki yönde kurulabilir: ilgi göstermemek ya da tanıdığını belli etmemek.
Karşısındakine ilgi gösteren ya da onu tanıdığını dışa vuran kimsedir. Kalıp yönelme eki ister: birine aşinalık gösterilir. Karşı taraf özne olmaz; ilginin karşılık bulup bulmadığı da kalıba girmez. Kim kime gösteriyorsa cümlede o anılır.
Ölçülmez. Kalıp derece bildirmez; gösterilen ilginin büyüklüğü sözde yer almaz. Olumsuz biçimi tam tersini bildirir. Gerçekten tanışıklık bulunup bulunmadığı da cümleye bakılarak anlaşılır; küçük bir işaret de yeterli sayılır.