Anlamı
karısı herhangi bir şey isteyince ihtiyaçları karşılayamayan kocanın içi sıkıntıyla dolar.
Detaylı Açıklama
Avrat tuz dedi mi ciğeri cız der, geçimi daralmış bir kocanın iç hâlini anlatır: karısı herhangi bir şey isteyince ihtiyaçları karşılayamayan kocanın içi sıkıntıyla dolar. Ciğerin yanması Türkçede derin bir acıyı anlatan tanıdık bir imgedir; ciğeri yanmak deyimi de bu anlama yakın düşer. Söz sıkıntıyı dışarıdan değil, onu yaşayanın içinden anlatır. İsteyen kadın suçlanmaz; anlatılan, istek karşısında eli boş kalan kocadır. Evin geçimini tek başına kocaya yükleyen bu bakış bugün herkesin paylaştığı bir bakış değildir; anlattığı sıkışma ise evin geçimini üstlenen başka biri için de tanıdık olabilir. Maaşı kesilen, işsiz kalan ya da borca giren bir kişinin evde duyduğu sıkıntı da bu sözle anlatılabilir.
Örnek Cümleler
- Fabrikadan çıkarıldığından beri karısı pazar parası istese yüzü düşüyor; avrat tuz dedi mi ciğeri cız der.
- Hanımı kızın okul ayakkabısı eskidi deyince adamcağız başını önüne eğdi, cebinde bozukluk bile yoktu; avrat tuz dedi mi ciğeri cız der.
- Karısının kışlık odun bitti dediği gece komşudan borç istemeye gitti, sabaha kadar gözüne uyku girmedi; avrat tuz dedi mi ciğeri cız der.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Zaman bildirir; soru eki burada soru sormaz, ne zaman ki anlamına gelir. Bir şey olur olmaz ötekinin geldiğini söyler. Aynı kuruluş başka cümlelerde de görülür: eve geldi mi uyur. Sona soru işareti de konmaz.
Söz söylemeyi değil, ses çıkarmayı bildirir. Türkçede yansıma sözcükler demek fiiliyle kullanılır: tel şak der, kapı gıcır der. Cız da yanan bir şeyin sesidir; ciğerin cız demesi, kişinin içinin yandığını bu sesle duyurur.
Tuz evin en küçük, en ucuz ihtiyaçlarındandır. Onu anmak, istenen şeyin büyüklüğünün önemli olmadığını gösterir: ihtiyacı karşılayamayan kişi için herhangi bir istek bu sıkıntıyı uyandırır. Tuzun yerine ekmek, gaz ya da odun da düşünülebilir.