Anlamı
1) verilen bir işi ağırdan almak; 2) gönderilen yere isteği ile gitmemek.
Detaylı Açıklama
Ayak sürümek iki durumda kullanılır. İlki, üstlenilen işi ağırdan almaktır; iş görünürde sürer ama yürümez, bahaneyle uzar. İkincisi gönderilen yere isteği ile gitmemektir; kişi yola çıkar ama gönlü yoktur, adımı ağır düşer. İki kullanımda da ortak olan isteksizliktir: hareket vardır, istek yoktur. Benzetme yürüyüşten gelir, ayağını yerden kesmeyen kişi ilerler ama yavaş ilerler. Öznesi işi üstlenen ya da gönderilen kişidir; söz çoğu kez onu bekleyen tarafın ağzından duyulur ve sitem taşır. Ayağını sürümek biçimiyle yakın akrabadır; o biçim daha geniş, bu biçim daha dar bir alanı karşılar. İsteksizliğin sebebi kalıpta söylenmez; korku, gönülsüzlük ya da araya giren başka bir iş olabilir.
Örnek Cümleler
- Şubeye tayini çıkınca ayak sürüdü, üç hafta boyunca yola çıkmadı.
- Teslim tarihi geçti, usta hâlâ ayak sürüyor, iş yarım duruyor.
- Askerlik yoklamasına giderken ayak sürüdü, kapıya son anda ancak vardı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İsteksizlik birleştirir. Birincisinde iş yapılmaz, bahaneyle uzatılır; ikincisinde yola çıkılır ama gönülsüzce, ağır ağır. İki durumda da hareket vardır, istek yoktur; kalıp tam bu boşluğu adlandırmış olur.
Anlam alanı daha dardır. Ayağını sürümek dört durumu karşılar ve ölmek üzere olmayı da içine alır; ayak sürümek ise işi ağırdan alma ile gönülsüz gitme ile sınırlı kalır.
Bekleyen taraf yakınır ve söz çoğu kez onun ağzından duyulur: işi teslim alacak kişi, tayin yerinde bekleyen amir, evde yolu gözleyen aile. Sözde sitem vardır, kimi zaman da açık bir kızgınlık.