Deyim

Ayakaltında Bırakmak Ne Demek?

Anlamı

ezilmesine, yok olmasına göz yummak, korumamak.

Detaylı Açıklama

Ayakaltında bırakmak, bir şeyin ezilmesine, yok olmasına göz yummak, onu korumamaktır. Kalıpta iki taraf vardır: korunması gereken bir şey ve korumakla yükümlüyken bunu yapmayan kişi. Ayakaltı, gelip geçenin bastığı yerdir; orada bırakılan şey çiğnenir, kırılır, elden gider. Söz bu resmi soyut değerlere de uygular: bir yazma, bir emanet, bir çocuk, bir hak ayakaltında bırakılabilir. Suç işleyerek değil, el atmayarak işlenen bir ihmal anlatılır; bu yüzden göz yummak sözü kalıbın çekirdeğinde durur. Kalıp açık bir kınama taşır ve sorumluyu doğrudan gösterir. Bırakılan şeyin sonunda gerçekten yok olup olmadığı kalıpta bildirilmez; söz korumasız kalmanın kendisini anlatır. Ayakaltında kalmak biçimi ise aynı durumu, koruyan tarafı anmadan bildirir.

Örnek Cümleler

  1. Dedesinden kalan el yazmalarını ayakaltında bıraktı, sayfalar yıllar içinde dağıldı.
  2. Küçük çocuğu ayakaltında bırakmışlar, kimse doğru dürüst göz kulak olmamış.
  3. Tarihî çeşmeyi ayakaltında bırakmayın; bir koruma duvarı yapmak yeterli olurdu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Yapılmayan bir şeyin doğurduğu ihmal anlatılır. Kişi zarar vermez, zarara göz yumar; korumakla yükümlüyken kenarda durur, olanı seyreder. Bu yüzden kalıpta suç değil, sorumluluğu yerine getirmemek öne çıkar.

Bitişik yazılan bir addır; bulunma eki de onun sonuna gelir. İki sözcük kalıplaşıp tek ad olmuştur, ayağın altı biçimine çevrilmez. Ek, bırakılan şeyin hangi konumda kaldığını gösterir.

Gelip geçenin bastığı yeri katar. Oraya konan şey ezilir, dağılır, sonunda yok olur; kalıp korumasızlığı bu somut yerle anlatır. Değerli bir şeyin böyle bir yerde durması başlı başına bir suçlamadır.