Anlamı
birinin hoşlanacağı şeyler yaparak kendisini ona sevdirmek.
Detaylı Açıklama
Damarına girmek, bir kişinin hoşuna gidecek biçimde davranarak onun sevgisini, yakınlığını ya da desteğini kazanmak anlamında kullanılır. Buradaki yaklaşım rastgele değildir; kişi karşı tarafın neyi sevdiğini, neye yumuşadığını ya da hangi yoldan etkilenebileceğini sezmiştir. Bu yüzden söz bazen olumlu bir uyum becerisi, bazen de hafif hesaplı bir yakınlaşma gibi okunabilir. Özellikle çocukların büyüklerine sevimli görünmesi, çalışanların yöneticilerini yumuşatması ya da biriyle arasını düzeltmek isteyenlerin ince davranması için doğaldır. Deyim, duygusal temasla sonuç alma arasındaki ince çizgide durur. Sevimlilik, iltifat, küçük jestler ve doğru yaklaşım bu ifadenin etrafında toplanır. Bu nedenle sıcaklıkla hesap arasındaki ince farkı bağlama göre hissettiren esnek bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Önce toruna hediye getirip sarıldı, sonra ustaca büyükbabanın damarına girmeyi başardı.
- Müdürün zayıf noktasını bildiği için damarına girip raporu tam onun sevdiği düzende hazırladı.
- Bir kahve ikram edip iki güzel söz söyleyerek hemen o gün damarına girmeyi becerdi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, her zaman değil. Bazen gerçekten gönül almak, kırgınlığı azaltmak ya da sıcak bir bağ kurmak için de kullanılır. Ancak deyimin içinde hedef gözeten bir yaklaşım bulunduğu için çıkar hesabı ihtimali de sık hissedilir.
Çünkü burada soyut akıl yürütme değil, kişiye özel temas ön plandadır. Kişinin karakteri, hoşlandığı tavır ve yumuşadığı nokta hesaba katılır. Böylece söz daha duygusal ve kişisel bir etkileme biçimini çağrıştırır.
Damardan girmek daha sert, daha doğrudan ve bazen manipülatif bir hedefe yönelir. Damarına girmek ise karşı tarafı hoşnut ederek, yumuşatarak veya sevimli görünerek ona yaklaşmayı anlatır. Biri baskıya, diğeri uyumlu temas kurmaya yakındır.