Deyim

Dadılık Etmek Ne Demek?

Anlamı

1) çocuk bakıcılığı ile uğraşmak:
'Elli yaşlarında bir adam, konaklarda dadılık eden bir kadının erkeğidir.' -M. Ş. Esendal. 2) mec. üzerine sorumluluk almak, göz kulak olmak, sahip çıkmak, sahiplenmek.

Detaylı Açıklama

Dadılık etmek sözü, ilk anlamıyla bir çocuğa bakmak ve onu kollamakla ilgili görünse de gündelik dilde çok daha geniş bir alanda yaşar. Birinin dağınıklığını toplamak, onun yerine düşünüp karar vermek, sorumluluğunu üstlenmek ya da sürekli peşinden giderek işleri yoluna koymak için de kullanılır. Bu yüzden deyim, yalnız bakım verme işini değil, gereğinden fazla yük üstlenmeyi de anlatır. Aile içinde küçük kardeş, iş yerinde tecrübesiz çalışan, arkadaş çevresinde ise kendi işini yapmayan biri için söylenebilir. Tonu bağlama göre değişir: bazen sevgi ve koruma hissi verir, bazen de karşı tarafın tembelliğine veya alışkanlık hâline gelmiş bağımlılığına sitem eder. Kısacası dadılık etmek, başka birinin hayat yükünü kendi omzuna alıp ona sürekli göz kulak olmayı anlatan, hem şefkat hem yorgunluk taşıyabilen güçlü bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Koskoca adama otuz yaşını geçmesine rağmen hâlâ ben dadılık ettim diye söylenip durdu annesi.
  2. Yeni başlayan stajyere ilk hafta boyunca ben dadılık ettim, her işi tek tek gösterdim.
  3. Ablası yıllarca küçük kardeşine dadılık ettiği için kendi gençliğinden çok şey kaybettiğini düşünüyordu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, her zaman olumsuz değildir. Küçük bir çocuğa, yaşlı birine ya da yeni bir işe alışmaya çalışan birine destek verirken koruyucu ve sıcak bir anlam taşıyabilir. Ancak yetişkin birine gereğinden fazla yüklenildiğinde sitemli bir tona bürünebilir.

Bir kişi kendi yapması gereken işi başkasına bırakıyorsa ya da sürekli ilgi ve yönlendirme bekliyorsa, dadılık etmek sözü şikâyet duygusuyla kullanılabilir. Böyle durumlarda ifade, karşı tarafın sorumluluk almamasını eleştirir.

Göz kulak olmak daha nötr ve kısa süreli bir korumayı anlatabilir. Dadılık etmek ise daha sürekli, daha emek isteyen ve çoğu zaman kişinin yerine düşünmeyi de içeren daha ağır bir ilgilenme biçimini çağrıştırır.