Anlamı
1) sınıfta belli bir programa bağlı olarak herhangi bir konuyu işlemek; 2) sınıfta verilen ödevi daha sonra yapmak.
Detaylı Açıklama
Ders yapmak, sınıfta belli bir programa bağlı olarak konuyu işlemek ya da öğrencinin daha sonra oturup o dersi çalışması anlamında kullanılan temel bir eğitim deyimidir. Bu ikili yapı, okul hayatının hem öğretmen hem öğrenci tarafını kapsar. Sınıfta öğretmen ders yapar; evde öğrenci ödev ve tekrar yoluyla yine ders yapar. Bu yüzden ifade, eğitimin günlük ritmini kuran en doğal kalıplardan biridir. İçinde düzen, tekrar, dikkat ve sorumluluk duygusu vardır. Deyim çoğu zaman sıradan görünür, ama aslında öğrenmenin sürekliliğini anlatır. Başarı bir anda gelmez; düzenli ders yapmakla birikir. Bu yüzden söz, eğitim hayatının disiplin boyutunu yalın biçimde taşır. Günlük konuşmada velilerden öğretmenlere kadar herkesin rahatça kullandığı bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Akşam yemeğinden sonra odasına çekilip iki saat boyunca ders yaptı.
- Öğretmen bugün sınıfta yeni üniteyi ayrıntılı bir şekilde ders yaptı.
- Sınava son gün değil, düzenli ders yaptığı için başarılı oldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü öğrenme yalnız anlatmakla değil, işlemek ve tekrar etmekle tamamlanır. Ders yapmak ifadesi bu iki yönü bir arada kapsayacak kadar geniştir. Çünkü söz hem öğretmenin sınıfta yaptığı işi hem öğrencinin kendi başına çalışmasını kapsayacak kadar geniştir.
Ders görmek daha çok öğrencinin eğitimin içinde bulunmasını, ders yapmak ise öğretmenin konuyu işlemesini ya da öğrencinin aktif çalışmasını anlatır. Biri daha pasif, diğeri daha etkin bir ton taşır.
Düzenli çalışma ve sorumluluk değeri öne çıkar. Çünkü ders yapmak süreklilik ve emek gerektiren bir alışkanlığa işaret eder. Bu sözde emek, düzen, çalışma disiplini ve sorumluluk değeri öne çıkar.