Deyim

Eflake Ser Çekmek Ne Demek?

Anlamı

çok yüksek olmak.

Detaylı Açıklama

Eflâke ser çekmek deyimi, bir şeyin çok yüksek olması, başını göğe uzatır gibi görünmesi anlamında kullanılır. Eski söyleyiş havası taşıyan bu ifade, özellikle yüksek yapı, ulu ağaç, dağ ya da heybetli görünüş anlatılırken daha etkili duyulur. Buradaki ser baş demektir; başın eflâke, yani göklere doğru yükselmesi imgesi sözün şiirli gücünü kurar. Bu yüzden deyim yalnız fiziksel yüksekliği değil, biraz ihtişam ve hayranlık duygusunu da taşır. Gündelik konuşmada seyrekleşmiş olsa da edebî dilde ve abartılı betimlemede canlıdır. Kısacası eflâke ser çekmek, göğe uzanır gibi yükselmeyi anlatır. Heybeti büyütür. Görüntüyü görkemli kılar. Yüksekliği abartılı ama etkili bir dille verir. Söyleyişin eski oluşu da bu görkemi güçlendirir; sözün kendisi bile sıradan bir boy tarifinden daha süslü ve yüksek tınlar. Bu yüzden özellikle betimleyici anlatıda çok işlevlidir.

Örnek Cümleler

  1. Kalenin kuleleri uzaktan bakınca adeta eflake ser çekmiş gibi görünüyordu.
  2. Köyün ortasındaki çınar, sanki eflake ser çekercesine toprağı yarıyormuş gibiydi.
  3. Şair, minarelerin eflake ser çektiğini söyleyerek şehrin ihtişamını anlattı.

Kökeni ve Hikayesi

Farsça kökenli "eflâk" kelimesi gökler anlamındadır; klasik Türkçe ve divan dili içinde sık kullanılan bu kelime, deyime şiirli bir yükseklik imgesi kazandırır.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü yalnız ölçüyü değil, hayranlığı ve görkemi de anlatır. Yani söz, yüksekliğin gözde bıraktığı etkiyi de beraberinde taşır. Bu yüzden yalnız sayı ya da boy bilgisi vermek yerine manzaranın heybetini de duyurur.

Daha çok edebî anlatımda, tarihî üslupta ve bilinçli betimlemede doğal durur. Sıradan günlük konuşmada ise daha süslü ve eski zamanlı bir hava taşır. Bu nedenle söz, modern günlük dilden çok betimleyici ve seçilmiş anlatım katmanında kendine yer bulur.

Onlar korkutucu büyüklük ve irilik hissi verir. Eflâke ser çekmek ise özellikle yukarı doğru yükselişi ve heybetli yüksekliği öne çıkarır. Yani burada ağırlık korkutuculukta değil, göğe uzanan görkemli yükseklik duygusundadır.