Anlamı
yapmak istediği iş için uygun bir zaman veya bir durum beklemek:
'Sonra fırsat kollamasını biliyordu ve tekme yapıştıracak, çelme takacak zamanı içgüdülerin şaşmazlığıyla seçiyordu.' -T. Buğra.
Detaylı Açıklama
Fırsat kollamak, yapılmak istenen iş için uygun zamanı ya da elverişli durumu dikkatle gözetmek anlamına gelir. Bu sözde bekleme hâli daha aktiftir; kişi yalnız sabretmez, çevreyi izler, boşluğu hesaplar ve hangi anda harekete geçeceğini ölçer. Bu yüzden rekabet, tartışma, pazarlık, avcılık, spor ve gündelik plan konuşmalarında sık duyulur. Deyimin gücü, sessizce ama yoğun bir dikkatle sürdürülen hazırlığı anlatabilmesindedir. Bir insan saldırmak, konuşmak, itiraz etmek ya da yararlanmak için fırsat kollayabilir. Böylece görünürde sakin duran kişinin aslında ne kadar uyanık olduğu hissedilir. Söz, niyetin henüz eyleme dönüşmediği ama her an dönüşebileceği ara zamanı çok iyi anlatan canlı bir deyimdir. Bu yönüyle stratejik davranışın dili içinde özel bir yer tutar.
Örnek Cümleler
- Rakibine cevap vermek için bütün toplantı boyunca fırsat kolladı.
- Çocuk, annesi mutfağa gider gitmez bilgisayara oturmak için fırsat kolluyordu.
- Sessiz kaldı ama gözlerinden konuşmak için fırsat kolladığı belliydi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü fırsat kollamak, rastgele beklemekten çok gözlem yapmayı ve doğru anı seçmek için çevreyi sürekli yoklamayı anlatır. Bu nedenle sözde dikkat ve niyet birlikte çalışır.
Hayır, bağlama göre olumlu da olabilir. Bir hakkı savunmak ya da uygun zamanı beklemek için söylenebilir; fakat çoğu durumda kurnazlık ya da hesaplı davranış tonu da taşır.
Fırsat beklemek biraz daha sakin ve genel bir bekleyiştir. Fırsat kollamak ise gözünü açık tutan, her ayrıntıyı izleyen ve anı kapmaya hazır bir tavrı daha belirgin biçimde anlatır.