Anlamı
bıkmak, usanmak.
Detaylı Açıklama
Gına getirmek deyimi, bir kişiyi, davranışı ya da bitmeyen bir durumu usandıracak ölçüde tekrar etmek, bunaltmak ve sonunda bezdirmek anlamında kullanılır. Gına gelmekten farklı olarak burada bakış, sıkılan kişiden çok o sıkıntıyı doğuran sebebe çevrilir. Bir insanın sürekli aynı şeyi söylemesi, gereksiz yere karışması, iş uzatması ya da tatsız tavrını sürdürmesi çevresini gına getirebilir. Deyim bu yüzden yalnız bıkkınlığı değil, o bıkkınlığın dışarıdan üretilmiş oluşunu da sezdirir. Tonunda açık bir sitem ve eleştiri vardır. Söz söylendiğinde, karşı tarafın artık tahammül sınırını aşan bir yük hâline geldiği anlaşılır. Böylece rahatsız edici tekrarın insan ilişkilerini nasıl yorduğu kısa ama güçlü bir kalıpla görünür olur.
Örnek Cümleler
- Aynı meseleyi her gün açması sonunda bütün ekibe gına getirdi artık.
- Çocuğun durmadan bağırıp çağırması komşulara iyice gına getirmişti geçen akşam.
- Boş vaatler seçimden önce halka bir kez daha gına getirdi doğrusu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada yalnız usanmış birinden söz edilmez; o usanmayı doğuran davranış da görünür olur. Böylece cümle, bıkkınlığın kendiliğinden değil, tekrar eden bir etkiyle üretildiğini açıkça anlatır.
Sürekli aynı lafı etmek, gereksiz yere üstelemek, insanı rahat bırakmamak, boş konuşmayı uzatmak ve çevreyi bunaltacak kadar tekrarcı olmak bu deyimin en doğal kullanım alanını oluşturur.
Çünkü gına getirmek sebebi, gına gelmek sonucu gösterir. Bir davranış insanı gına getirir; o insan da sonunda o durumdan gına geldiğini söyler. Bu çift yön, anlatımı daha açık kılar.