Anlamı
1) oturduğu yerden başka bir yere gidip yerleşmek, göçmek:
'Kalktı göç eyledi Afşar elleri.' -Dadaloğlu. 2) mec. ölmek.
Detaylı Açıklama
Göç etmek deyimi, temel anlamıyla bir yerden başka bir yere topluca ya da bireysel olarak taşınıp yerleşmeyi anlatır. Bu kullanımda yalnız hareket değil, eski düzeni bırakıp yeni bir hayat kurma düşüncesi de vardır. Köyden kente, ülkeden ülkeye ya da yayladan ovaya gidiş gibi büyük yer değişikliklerinde sıkça kullanılır. Bunun yanında söz, mecaz olarak ölmek anlamına da kayabilir; kişi bu dünyadan göç etmiş denildiğinde artık hayatta olmadığı anlaşılır. Deyimin iki anlamı da ayrılık duygusu taşır. Birinde yaşanan yer bırakılır, ötekinde hayatın kendisi geride kalır. Bu yüzden söz hem toplumsal hem duygusal yönü güçlü bir anlatımdır. Kısacası göç etmek, hem yer değiştirmeyi hem de bağlama göre hayattan ayrılmayı anlatabilen çok katmanlı bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Kuraklık başlayınca ailece şehre göç etmek zorunda kaldılar sonunda.
- Dedesi yıllar önce Balkanlar'dan göç etmiş, bu mahalleye sonra yerleşmişti.
- Mahalleli onun sessizce göç etmek zorunda kalıp ayrılmasına üzüldü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bağlam ayırıcıdır. Yeni bir yere yerleşmekten, yolculuktan ya da düzen kurmaktan söz ediliyorsa gerçek anlam öne çıkar; hayattan ayrılma vurgusu varsa mecaz olarak ölüm anlaşılır.
Çünkü göç etmek yalnız yürüyüp gitmek değildir; alışılmış çevreyi, düzeni ve ilişki ağını geride bırakmaktır. Bu yüzden söz, hareket kadar derin bir kopuşu da içinde taşır.
Evet, göç etmek çoğu kez toplumsal ve yerleşim boyutu daha belirgin bir kullanıma sahiptir. Özellikle aile, topluluk ve yeni hayat kurma düşüncesi bu kalıpta daha açık duyulur.