Anlamı
bir şey üzerine karaltı inmek, üzerine gölge gelmek.
Detaylı Açıklama
Gölge düşmek, bir nesnenin, yerin ya da yüzeyin üzerine karaltı gelmesini anlatan somut bir deyimdir. Günlük dilde güneşin yön değiştirmesi, bir cismin önüne geçmesi ya da ışığın kesilmesi gibi durumlarda kullanılır. Söz, yalnız fiziksel kararmayı değil, görüntünün değişmesini de hissettirir. Bu yüzden bahçe, duvar, masa, pencere, yol ve yüz gibi somut alanlarla birlikte sık duyulur. Anlatımı kısa olsa da gözle görülür bir sahne kurduğu için etkilidir. Bazen mecaza yaklaşarak bir şeyin üstüne karamsarlık çöktüğünü sezdiren kullanımlara da kapı aralayabilir; ancak temel anlamı yine de somut karaltıdır. Gölge düşmek, ışığın kesilmesini ve ortaya çıkan kararmayı sade ama canlı biçimde anlatan yerleşik bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Öğleden sonra duvara geniş bir gölge düştü, avlunun serinliği birden arttı.
- Bulut çekilince bahçeye gölge düşmesi de yavaşça tamamen sona erdi.
- Ağaç büyüdükçe pencereye sürekli gölge düşüyor, oda eskisi kadar aydınlanmıyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Güneşin yön değiştirdiği, ağaçların uzayıp ışığı kestiği, binaların önüne karaltı verdiği ve açık alanların birden serinlediği durumlarda somut anlamıyla oldukça doğal ve yerinde biçimde kullanılır.
Çünkü yalnız ışığın azaldığını söylemez; gözün önüne hemen kararan bir yüzey, serinleyen bir alan ve değişen bir görüntü getirir. Bu somutluk da sözü canlı tutar.
Evet, bazı bağlamlarda bir sevincin ya da huzurun bozulduğunu sezdiren mecazlı kullanımlar görülebilir. Yine de sözün temel gücü, doğrudan somut ve net karaltı görüntüsünden gelir.