Anlamı
küstürmek, kırmak, incitmek:
'Kalpsiz bir güzelliğin, fakir teyze kızlarının hayatını kırmaktan, gönlünü söndürmekten başka neye faydası var ki!' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Gönlünü söndürmek, birinin iç isteğini, sevincini ya da yakınlığını kırıp onu küstürmek ve incitmek anlamında kullanılır. Buradaki söndürmek, ateşin sönmesi gibi gönüldeki sıcaklığın ve istek ışığının azalmasını düşündürür. Bu yüzden deyim yalnız kırgınlık değil, içten gelen hevesin sönmesi anlamını da taşır. İnsan bazen sert bir sözle, bazen ilgisizlikle, bazen de haksız davranışla başkasının gönlünü söndürür. Deyim, ilişkideki canlılığın kaybolmasını güçlü biçimde hissettirir. Gönlünü söndürmek, incitmenin ötesine geçip iç sıcaklığı azaltan davranışları çarpıcı bir mecazla anlatan etkili bir deyimdir. İç hevesi, sıcaklığı, bağlılığı ve güveni de soldurur. Yakınlığı da sessizce geriletir. İlişkinin tadını ve isteğini de azaltır. Karşılıklı yakınlığı zamanla belirgin biçimde zayıflatır.
Örnek Cümleler
- Çocuğa böyle sert çıkıp onun gönlünü söndürme diye yeniden uyardı.
- Bir teşekkür etmemeleri bütün emeğinin gönlünü söndürdü sanki o gün.
- İnsan bazen küçücük bir sözle sevdiğinin gönlünü söndürüyor, sonra üzülüyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada yalnız kırgınlık değil, içteki sıcaklığın ve hevesin azalması da vardır. Deyim, ilişkiye can veren duygunun yavaş yavaş, belirgin ve derin biçimde sönmesini özellikle vurgular.
Sert sözlerden sonra, emek görülmediğinde, sevgisiz davranışlarda ve birinin hevesini bozan ilgisizliklerde daha doğal kullanılır. Ortak nokta, iç sıcaklığın ciddi, kalıcı ve derin biçimde kırılmasıdır.
Gönlünü yaralamak daha çok acı vermeyi ve incitmeyi anlatır. Gönlünü söndürmek ise buna ek olarak sevincin, isteğin, yakınlığın, umudun ve ilişkinin sıcaklığının azalmasını da hissettirir.