Atasözü

Gönülsüz Yenen Aş, ya Karın Ağrıtır ya Baş Ne Demek?

Anlamı

istenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

Detaylı Açıklama

Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş atasözü, isteksizce yapılan işlerin kişiye huzur ve yarar getirmeyeceğini anlatır. Buradaki aş, yalnız yemek değil, insanın içine sinmeden yaptığı her işi temsil eder. Karın ya da baş ağrısı ise bu gönülsüzlüğün sonunda ortaya çıkan bedensel ya da ruhsal rahatsızlığı simgeler. Atasözü bu yüzden, istemeden yapılan şeyin yalnız tatsız kalmayacağını, bir tür olumsuz sonuç da doğurabileceğini söyler. İçten kabulün olmadığı yerde verim, rahatlık ve hayır eksilir. Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş sözü, insanın isteği ile sonucu arasındaki bağı gündelik hayat üzerinden somutlaştıran güçlü bir uyarıdır. Zoraki davranışın iç huzurunu bozduğunu, gönülsüz yapılan işin tadını kaçırdığını ve sonunda sıkıntı doğurabileceğini açık biçimde vurgular.

Örnek Cümleler

  1. Babası, gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş diyerek uyardı.
  2. İnsan istemeden giriştiği işte gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş der.
  3. Bu evliliğe razı olmayan kıza gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş denildi.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü gönülsüzlük yalnız duygusal bir eksiklik değil, yapılan işin kalitesini ve sonucunu da etkiler. Atasözü, içe sinmeyen davranışın sonunda huzursuzluk, yorgunluk ve zarar doğurabileceğini anlatır.

Aş, insanın tükettiği ya da yaptığı şeyi günlük ve somut bir örnekle temsil eder. Bu sayede söz, gönülsüz kabul edilen her şeyin kişiye yük olabileceğini kolay anlaşılır biçimde gösterir.

İsteksiz evliliklerde, gönülsüz işlerde, zoraki kabullerde ve kişinin içine sinmeden yaptığı her sorumlulukta sık kullanılır. Ortak düşünce, gönülsüzlüğün sonunda sıkıntı, tatsızlık, pişmanlık ve yorgunluk doğurmasıdır.