Deyim

Göz Açamamak Ne Demek?

Anlamı

yoğun işler yüzünden bir şeyle ilgilenme imkânı bulamamak:
'İşkembe ayıklamaktan, bulaşık yıkamaktan göz açamıyordum.' -O. Kemal.

Detaylı Açıklama

Göz açamamak, işlerin, baskının ya da çevreden gelen yükün yoğunluğu yüzünden başka bir şeye vakit ve fırsat bulamamak anlamında kullanılan canlı bir deyimdir. Buradaki göz açmak sözü, rahatlama ve etrafına bakabilme imkânını temsil eder. Kişi göz açamıyorsa sürekli meşguldür, üst üste gelen işler arasında nefes alamıyordur. Bu yüzden deyim yalnız çalışma yoğunluğunu değil, bunaltıcı bir tempo duygusunu da taşır. Ev işlerinden iş yerine, sınav dönemlerinden kalabalık günlere kadar birçok bağlamda doğal biçimde kullanılır. Kısacası göz açamamak, üst üste yığılan işler yüzünden dinlenmeye, düşünmeye ya da başka işle ilgilenmeye fırsat bulamayan kişinin durumunu etkili biçimde anlatır. Süreklilik hissi de burada önemlidir.

Örnek Cümleler

  1. Sabah gelen telefonlardan bugün bir türlü göz açamadı zavallı kadın.
  2. Dükkânda bayram arifesi olunca kimse gerçekten göz açamıyor artık burada.
  3. Çocuk, ödevle kurstan akşama kadar göz açamamak diye yakındı bugün.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü göz açamamak, kısa bir yoğunluğu değil, kişiyi nefessiz bırakan yüklenmeyi hissettirir. Deyim böylece iş çokluğunu, baskıyı, yorgunluğu, sıkışmayı ve ruh hâlini birlikte çok güçlü aktarır.

Üst üste gelen telefonlarda, yoğun iş günlerinde, kalabalık dükkânlarda, sınav dönemlerinde ve ev içi koşturmalarda çok doğal duyulur. Ortak nokta, fırsat bırakmayan sürekli ve yorucu meşguliyettir.

Göz açamamak daha çok kişinin maruz kaldığı yoğunluğu anlatır. Göz açtırmamak ise bu yoğunluğu ya da baskıyı başkasının yarattığını gösterir; biri durum, diğeri etkileyen güç gibidir.