Anlamı
1) görme, işitme yoluyla bilgi edinmeye çalışmak; 2) mec. gözetmek, korumak, bakmak:
'Öbürü göğsünden ağır yaralı iki erin geriye alınmalarına göz kulak oluyordu.' -A. İlhan.
Detaylı Açıklama
Göz kulak olmak, birini koruyup gözetmek, onunla ilgilenmek ve başına kötü bir şey gelmemesine dikkat etmek anlamında kullanılan çok sıcak ve yerleşik bir deyimdir. Göz ile kulak birlikte anıldığı için yalnız bakmak değil, bütün dikkat duyularıyla kollamak düşüncesi doğar. Bu nedenle deyim özellikle çocuk, hasta, yaşlı, emanet ya da değerli bir şey için kullanılır. Koruma, sorumluluk ve özen duygusu taşır. Kısacası göz kulak olmak, birine sahip çıkar gibi dikkatle bakmayı ve onu yalnız bırakmamayı anlatan sevgi dolu ama sorumluluk yüklü bir ifadedir. Kollayıcı tavrı açık biçimde gösterir. Sözde sevgi ile görev duygusu birbirini tamamlayan iki yön olarak bulunur. Bu yüzden koruyucu ilişkilerde çok doğal ve sıcak duyulur.
Örnek Cümleler
- Ben gelene kadar çocuklara biraz göz kulak olur musun lütfen?
- Komşusu yaşlı adama aylarca sessizce göz kulak oldu gerçekten hep.
- Bahçedeki yavru kediye bütün mahalle günlerce dikkatle göz kulak oldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü koruma yalnız bakmakla olmaz; dinlemek, fark etmek ve sürekli dikkat etmek de gerekir. İki duyu birlikte anılınca gözetmenin kapsamı ve özeni daha güçlü hissedilir.
Çocuklar, hastalar, yaşlılar, emanetler ve korunması gereken şeyler için çok sık söylenir. Ortak özellik, birinin başkasına karşı sorumluluk üstlenerek onu kollamasıdır. Sözde şefkat duygusu da açıkça vardır.
Göz kulak olmak koruyucu ve şefkatli bir gözetmedir. Göz hapsine almak ise daha çok kuşkulu, baskılı ve denetleyici bir izleme duygusu taşır; biri kollama, diğeri kuşatma gibidir.