Anlamı
herhangi bir durumun nasıl bir sonuca yol açacağını hesaba katmak, dikkate almak.
Detaylı Açıklama
Göz önünde tutmak, bir karar verirken ya da bir değerlendirme yaparken belli bir durumu hesaba katmak, onu unutmayıp dikkate almak anlamında kullanılan çok yaygın bir deyimdir. Buradaki göz önünde olma durumu, düşünülmesi gereken unsurun sanki görünür yerde tutulduğunu hissettirir. Bu yüzden söz, ihmale düşmeden düşünmek, şartları gerçekçi biçimde değerlendirmek ve sonucu etkileyen noktaları unutmamak gibi anlamlar taşır. Yönetim dilinde, günlük konuşmada, aile içi kararlarda ve yazılı anlatımda rahatlıkla kullanılır. Göz önünde tutmak, gelişigüzel davranmak yerine ölçülü ve bilinçli hareket etmeyi anlatan yerleşik bir ifadedir. Karar verirken ayrıntıyı değil, sonucu etkileyecek önemli şartları özellikle hesaba katma gereğini açık biçimde duyurur. Düşüncenin dikkatli kurulmasına yardımcı olur.
Örnek Cümleler
- Bütçeyi göz önünde tutmak zorunda oldukları için projeyi iyice küçülttüler.
- Doktor, hastanın yaşını göz önünde tutarak daha temkinli konuştu bugün.
- İnsan, çocukların hassaslığını göz önünde tutmadan bu konuda konuşmamalı bence.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü deyimde bir şeyi gerçekten görmekten çok, onu kararın merkezinde canlı tutma fikri vardır. Böylece durum unutulmaz, değerlendirme yapılırken etkisi sürekli hesaba katılır ve düşünce daha dengeli kurulur.
Resmî yazışmalarda, planlama konuşmalarında, eğitim ve sağlık kararlarında, aile içi değerlendirmelerde ve iş hayatında sık kullanılır. Ortak yön, sonucu etkileyen bir etkeni bilinçle hesaba katmaktır.
Anlamları çok yakındır; ancak göz önünde tutmakta süreklilik duygusu biraz daha kuvvetlidir. Göz önüne almak bir kararda dikkate almayı, göz önünde tutmak ise o dikkati sürdürmeyi daha belirgin hissettirebilir.