Anlamı
bir kişi veya şey değerini yitirmek, rağbet görmemek:
'Muhtarın oğlu bu hasta köpeklere düşman olduğu günden beri gözümden düştü.' -S. F. Abasıyanık.
Detaylı Açıklama
Gözden düşmek, bir kimsenin ya da bir şeyin önceden sahip olduğu değer, saygınlık veya ilginin zamanla azalması ve eski itibarını kaybetmesi anlamında kullanılan köklü bir deyimdir. Burada düşmek fiili, kişinin başkasının gözündeki yerinden aşağı inmesini mecaz yoluyla anlatır. Bu yüzden söz, yalnız beğeninin azalmasını değil, güvenin sarsılmasını, hayranlığın kırılmasını ve rağbetin çekilmesini de kapsar. İnsan ilişkilerinde, sanat ve eşya değerlendirmelerinde, toplumsal itibar konuşmalarında çok sık duyulur. Gözden düşmek, yükselmiş bir değerin sonradan zedelenmesini ve bir zamanlar iyi görülen şeyin artık eskisi gibi karşılık bulmamasını etkili biçimde anlatır. İtibar kaybı, kırılan güven ve azalan ilgi bu sözde birlikte hissedilir. Önceki değerin sarsıldığını açıkça gösterir.
Örnek Cümleler
- Verdiği sözü tutmayınca bir anda gözden düştü, herkes bunu konuştu.
- Bir zamanlar moda olan bu telefonlar artık gençlerin gözden düştü sayılıyor.
- Haksız tavrı yüzünden müdür gözden düştü, çalışanlar bunu açıkça hissetti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü bu deyimde değer kaybı çoğu zaman davranışla bağlantılıdır. Kişi ya da şey sadece beğenilmez olmaktan öte, eskiden sahip olduğu güveni ve itibarı da yitirmiş olur.
Evet, kullanılır. Modası geçen eşyalar, rağbet görmeyen ürünler, eski değerini kaybeden fikirler için de söylenebilir; ortak nokta, önceden var olan ilgi ve değerin azalmasıdır. İnsan dışı kullanımlar da kulağa doğaldır.
Gözden düşmek, değerin karşı tarafta azalmasını anlatır. Gözden çıkarmak ise bir şeyden vazgeçmeyi, onu elden çıkarmayı ya da artık korumamayı kabul etmeyi anlatır; biri itibar kaybı, diğeri terk etmedir.