Anlamı
görünmemek, ortadan çekilip gitmek:
'Mektepten sonra birbirimizi gözden kaybetmiştik.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Gözden kaybetmek, görülen bir kişi ya da şeyi bir süre sonra artık seçememek, izini yitirmek ve görüş alanından çıkmasına engel olamamak anlamında kullanılan canlı bir deyimdir. Bu sözde kaybetmek fiili, nesnenin gerçekten yok olmasını değil, gözün takibini sürdürememesini anlatır. Bu yüzden kalabalık, uzaklık, hız, karanlık ya da beklenmedik bir dönüş gibi nedenlerle biri gözden kaybedilebilir. Deyim yalnız fiziksel kaybolmayı değil, takip etme imkânının ortadan kalkmasını da anlatır. Gözden kaybetmek, bakışın sürdüğü bir çizginin ansızın kopmasıyla doğan belirsizlik ve yoksunluk hissini güçlü biçimde karşılayan yerleşik bir ifadedir. Takibin bittiği anı ve ardından gelen kısa şaşkınlığı açıkça sezdirir. Özellikle kalabalık ve hareketli sahnelerde duygu yükü hemen artar.
Örnek Cümleler
- Kalabalıkta çocuğu bir an gözden kaybetti, annesi hemen telaşa kapıldı.
- Sis bastırınca tekneyi kıyıdan bakanlar hemen gözden kaybetti o anda.
- Adam sokağın köşesini hızla dönünce onu gözden kaybettiler, iz süremediler.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada kaybolan nesnenin yok olması değil, onu izleyen kişinin takibi sürdürememesi vardır. Deyim, görsel temasın kopmasını ve bunun yarattığı belirsizliği özellikle daha belirgin öne çıkarır.
Kalabalıkta birini yitirince, araçları uzakta seçemeyince, sis ve karanlık bastırınca ya da hızlı hareket eden bir şeyi takip edemeyince sık kullanılır. Ortak nokta, bakışın iz sürememesidir.
Gözden kaybetmek izleyen kişinin yaşadığı durumu anlatır. Gözden kaybolmak ise görünmez hâle gelen kişi ya da nesnenin durumunu öne çıkarır; biri bakanı, diğeri kaybolanı merkez alır.