Anlamı
dikkati üzerine çekmek:
'Evin nizamında Türk kadınlarının vakur zarafeti göze çarpar.' -O. S. Orhon.
Detaylı Açıklama
Göze çarpmak, bir ayrıntının, özelliğin ya da kişinin bakıldığı anda dikkat çekmesi ve ötekiler arasından belirgin biçimde seçilmesi anlamında kullanılan çok yaygın bir deyimdir. Bu sözde çarpmak fiili mecazlıdır; anlatılan şey gerçekten vurmaz, fakat bakışı güçlü biçimde yakalar. Bir renk, bir kusur, bir güzellik, bir davranış, bir düzensizlik ya da öne çıkan herhangi bir nitelik göze çarpabilir. Deyim, fark edilmenin ani ve belirgin yönünü öne çıkarır. Göze görünmekten biraz daha canlı ve etkili bir tınısı vardır; çünkü burada dikkat sanki istemsizce o noktaya çekilir. Göze çarpmak, anlatılan özelliğin çevresi içinde belirginleştiğini kısa ama güçlü bir biçimde anlatır. Türkçede hem övgü hem eleştiri içeren bağlamlarda rahatça kullanılabilen çok işlek bir kalıptır.
Örnek Cümleler
- Salondaki büyük tablo içeri girer girmez hemen göze çarptı orada.
- Raporun ilk sayfasında tarih hatası doğrudan göze çarpıyordu bugün açıkça.
- Bahçedeki düzen içinde yalnızca kuruyan ağaç göze çarpıyordu hemen orada.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü deyimde dikkat sanki istenmeden o ayrıntıya yönelmiş gibi kurulur. Bu yüzden söz, yavaş fark etmeyi değil, bakar bakmaz belirginleşen özelliği daha hemen öne çıkarır.
Evet, bir güzellik de bir kusur da göze çarpabilir. Deyim kendi başına yargı vermez; sadece dikkat çekmenin belirginliğini anlatır ve değerlendirme çoğunlukla doğrudan bağlamdan çıkar.
Göze çarpmak daha nötrdür ve sadece dikkat çekmeyi anlatabilir. Göze batmak ise çoğu zaman rahatsızlık, uygunsuzluk ya da kıskançlık uyandıran görünürlüğü daha belirgin biçimde vurgular.