Anlamı
her iki tarafın bakışları karşılaşmak:
'İşte bu iki adam bir aralık göz göze geldiler.' -İ. H. Baltacıoğlu.
Detaylı Açıklama
Göze gelmek, iki kişinin bakışlarının bir anda karşılaşması, göz göze gelmesi ve o kısa temas anında karşılıklı farkındalık oluşması anlamında kullanılan canlı bir deyimdir. Bu karşılaşma bazen tesadüfî, bazen de duygusal yoğunluğu yüksek bir anın sonucu olabilir. Kalabalıkta aniden birbirini fark eden insanlar, konuşmadan anlaşan dostlar ya da beklenmedik bir anda bakışları buluşan kişiler için doğal biçimde kullanılır. Deyim, sadece fiziksel bakış temasını değil, o anın taşıdığı şaşkınlık, mahcubiyet, merak ya da yakınlık hissini de çağrıştırabilir. Göze gelmek, gözün kısa süreli karşılaşmasını anlatırken iki kişi arasındaki sessiz iletişimi de görünür kılar. Bu yüzden anlatım gücü yüksek, sahne duygusu taşıyan ve insani temasın inceliğini iyi veren bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Kalabalık salonda eski arkadaşıyla bir anda göze geldi bugün ansızın.
- Kapıdan çıkarken öğretmeniyle göze gelince hemen sustu çocuk orada sessizce.
- İkisi de konuşmadı ama koridorda kısa süre göze geldiler bugün.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada tek yönlü bir bakış değil, karşılıklı bir temas vardır. İki taraf da birbirini aynı anda fark eder ve bu an çoğu zaman duygusal bir etki yaratır.
Şaşkınlık, çekinme, yakınlık, merak, utanç ya da sessiz anlaşma duyguları taşıyabilir. Bakışların bağlama göre farklı anlamlar yüklenmesi, deyimi anlatım içinde gerçekten çok canlı hâle kılar.
Bakışmak daha uzun sürebilen karşılıklı bakmayı anlatır. Göze gelmek ise çoğu zaman daha kısa, daha ani ve fark ediliş anını öne çıkaran bir karşılaşma hissi taşır.