Anlamı
uyuyamamak:
'O gece Aşağı Sazan'ın gözünü uyku tutmamıştır, birçok pencerede ışık vardır.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Gözü uyku tutmamak deyimi, kişinin türlü sebeplerle bir türlü uykuya dalamamasını anlatır. Bunun arkasında yalnız fiziksel uykusuzluk değil, çoğu zaman zihni meşgul eden bir kaygı, özlem, telaş, heyecan ya da iç sıkıntısı vardır. İnsan yatağa girer, gözlerini kapatır ama düşünceleri susmadığı için sabaha kadar dönüp durur. Bu yüzden söz, yalnız gece geç yatmayı değil, iç huzursuzluğunun uyumaya engel olduğu hâlleri de güçlü biçimde karşılar. Sevilen birinden haber beklemek, önemli bir sınavı düşünmek, dertli bir gece geçirmek ya da korku içinde sabahı etmek gibi sahnelerde çok doğal durur. Böyle zamanlarda evin ışığı sönse de insanın içi sönmez. Kısacası gözü uyku tutmamak, beden yorgun olsa bile zihnin ve gönlün uykuya teslim olamadığı geceleri anlatır.
Örnek Cümleler
- Yarınki ameliyatı düşündüğü için sabaha kadar gözü uyku tutmadı evde.
- Oğlundan gelecek telefonu beklerken annenin gözü uyku tutmadı yine sabaha.
- Depremden sonraki ilk gece mahallede kimsenin gözü uyku tutmadı zaten.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, yalnız korku için söylenmez. Özlem, merak, sevinç, vicdan sıkıntısı ya da ertesi güne dair kaygı da insanın gözünü uyku tutmayan uzun ve yorucu bir gece yaşatabilir.
Uykusuz kaldım daha düz ve nötr bir bildirimdir. Gözü uyku tutmamak ise kişinin yatmasına rağmen zihninin susmadığını, gecenin huzursuz ve ağır geçtiğini daha canlı biçimde hissettirir.
Aile içi konuşmada, hatırat dilinde ve hikâye anlatımında daha etkili duyulur. Çünkü bu söz, uykusuzluğu tek başına vermekle kalmaz, gecenin duygusal yükünü de doğrudan sezdirir.