Anlamı
kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca verir.
Detaylı Açıklama
Halka verir talkını, kendi yutar salkımı atasözü, başkalarına kolayca öğüt veren ama aynı öğütleri kendisi uygulamayan kişileri eleştirir. Buradaki karşıtlık çok açıktır: dışarıya perhiz, ölçü ve ahlak telkin edilirken, kişi kendi payına keyifli ve çıkarcı olanı seçmektedir. Bu nedenle atasözü ikiyüzlülük, tutarsızlık ve ahlaki güven sorunu üzerinde durur. Özellikle başkasına sürekli nasihat eden, ama sıra kendisine geldiğinde tam tersini yapan kimseler için kullanılır. Sözün gücü, çelişkiyi bir görüntüye dönüştürmesinden gelir. Talkın verilir, salkım yutulur; yani ağızdan çıkanla elde tutulan birbirini tutmaz. Atasözü bu yüzden bugün de son derece canlıdır. Kısacası, sözü başka, davranışı başka olanların inandırıcılığını yerinde ve sert bir halk diliyle boşa çıkaran etkili bir yargıdır.
Örnek Cümleler
- Tasarruf dersi verip makam arabasını yenileyince herkes halka verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı dedi.
- Çocuklara dürüstlük anlatıp vergiden kaçınca çevresi halka verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı diye yakındı.
- Diyet öğüdü veren doktorun gece tatlıya saldırması için herkes halka verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı sözünü kullandı.
Kökeni ve Hikayesi
Halk dilinde öğüt vermek ile keyifli olanı kendine ayırmak arasındaki çelişkiyi somutlaştıran bu atasözü, söz ve davranış tutarsızlığını yiyecek imgesi üzerinden güçlü biçimde görünür kılar.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Merkezdeki eleştiri, söz ile davranış arasındaki tutarsızlıktır. Kişi başkasına doğru olanı buyurur, ama kendi hayatında aynı ölçüye uymaz; bu da hem güveni hem ahlaki inandırıcılığı zedeler.
Çünkü öğüt verip uygulamamak zamandan bağımsız bir insan davranışıdır. Ailede, siyasette, iş yerinde, medyada ve gündelik ilişkilerde bu çelişki görüldüğünde atasözü hemen doğal karşılığını bulur.
Hak söz ağıdan acıdır doğru eleştirinin neden rahatsızlık verdiğini anlatır. Bu atasözünde ise sorun, sözü söyleyen kişinin doğruyu kendisinin uygulamamasıdır; biri hakikatin acılığı, öteki tutarsızlığın eleştirisidir.