Anlamı
özlem duymak:
'Geçmiş günlere hasret çekmiyorum. Çocukluğumu göresim gelmedi.' -N. Hikmet.
Detaylı Açıklama
Hasret çekmek deyimi, özlem duymak, kavuşmak istediği kişi ya da yere karşı içte derin bir eksiklik hissetmek anlamında kullanılır. Kaynak cümlede geçmiş günlere hasret çekmeme üzerinden görüldüğü gibi deyim yalnız insan için değil, zamanlar, yerler ve yaşam dönemleri için de kullanılabilir. Hasret sözü, sıradan özlemden daha yoğun ve daha içli bir duyguyu çağrıştırır. Çekmek fiili ise bu duygunun taşınan, katlanılan bir yük gibi hissedildiğini gösterir. Bu yüzden sözde hem sevgi hem sızı vardır. Cümlede geçtiğinde, kişinin içinde uzun süredir devam eden ve kolay kolay dinmeyen bir arayış hissedilir. Kısacası hasret çekmek, ayrılığın ve kavuşma arzusunun yarattığı derin özlemi, duygusal yoğunluğu yüksek ve çok yerleşik bir deyimle anlatır.
Örnek Cümleler
- Gurbette yıllarca annesinin sesine hasret çektiğini hep anlatırdı bize özlemle.
- Eski mahalleyi hasret çekmek, taşındıktan sonra daha çok içini burktu.
- Çocukluğunu hasret çektiği günler bazen rüyalarında yeniden canlanırdı geceleyin yine.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü çekmek fiili, duygunun kişinin üzerinde bir ağırlık gibi taşındığını düşündürür. Böylece özlem yalnız hissedilen değil, katlanılan ve süreklilik gösteren bir iç hâl olur; ayrılığın yükü de somutlaşır.
Memleket, çocukluk, eski günler, huzurlu zamanlar, belirli bir hayat düzeni ve artık erişilemeyen yerler için de kullanılabilir. Ortak nokta, geri dönme arzusunun duygusal olarak sürmesidir.
Hasret çekmek duygu tarafını, yani özlemin içte yaşanmasını daha çok öne çıkarır. Hasret kalmak ise mahrumiyetin durumunu, yokluğun doğurduğu eksiklik hâlini daha belirgin biçimde anlatır.