Anlamı
o şeyden yoksun kalmak, hasret kalmak:
'Burada yağdan yumurtadan geçtik, ekmek yüzüne hasret kaldık.' -M. Ş. Esendal.
Detaylı Açıklama
Hasret kalmak deyimi, bir şeyden yoksun kalmak, ona erişememek ya da onun eksikliğini duymak anlamında kullanılır. Kaynak cümlede ekmek yüzüne hasret kalmak, sözün yalnız duygusal değil, temel ihtiyaçlarla ilgili yoksunlukları da anlatabildiğini gösterir. Bu yüzden deyim hem sevilen kimseler hem nimetler, rahatlık, huzur ya da belirli imkânlar için kullanılabilir. Hasret burada arzu edilen şeye kavuşamamanın doğurduğu eksiklik duygusudur. Cümlede geçtiğinde, yoksunluğun geçici değil, hissedilir ve can yakıcı olduğu anlaşılır. Söz, sıradan “olmamak”tan daha güçlü bir boşluk hissi verir. Kısacası hasret kalmak, insanın ihtiyaç duyduğu ya da özlediği şeyden mahrum oluşunu hem duygusal hem somut boyutlarıyla anlatan güçlü ve yaygın bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Aylarca sıcak yemeğe hasret kalınca ev kokusu bile onu ağlattı.
- Çocuklar oyun yüzüne hasret kaldı, bütün gün evde oturdular sessizce.
- Uzun nöbetlerde uykunun kendisine hasret kalmak askeri çok yordu gerçekten.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü hasret kalmakta ortak fikir eksiklik ve mahrumiyettir. Bu eksik bazen sevilen bir kişidir, bazen ekmek, uyku, rahatlık veya temel bir ihtiyaç olabilir; söz de yokluğun içte bıraktığı boşluğu duyurur.
Yoksun kalmak daha düz ve nesnel duyulabilir. Hasret kalmak ise eksikliğin içte bıraktığı özlem, sızı ve bekleme duygusunu daha belirgin biçimde hissettirir; bu yüzden duygusal yükü daha ağırdır.
Göç, savaş, yoksulluk, uzun ayrılık, askerlik, hastane günleri ve temel ihtiyaçların karşılanamadığı dönemlerde özellikle etkili olur. Çünkü söz, mahrumiyetin duygu yükünü güçlü biçimde taşır ve eksikliği kalbin içine yerleştirir.