Anlamı
1) güneşin batmasıyla ortalık kararmak:
'Hava iyice kararmış, caddenin bütün elektrikleri yanmıştı.' -P. Safa. 2) gökyüzü iyice bulutlanmak.
Detaylı Açıklama
Hava kararmak deyimi, birinci anlamında güneşin batmasıyla ortalığın kararması, ikinci anlamında ise gökyüzünün yoğun bulutlanarak iyice kararması demektir. Bu iki anlamın ortak noktası, ışığın azalması ve görüşün zayıflamasıdır. Kaynak cümlede caddenin elektrikleri yanmışken havanın iyice kararması, sözün akşamın bastığı doğal süreci anlatır. Öte yandan fırtına öncesi göğün kararması da aynı deyimle ifade edilir. Bu nedenle hem günlük zaman akışında hem hava durumu anlatımında çok işlevlidir. Cümlede geçtiğinde, dış dünyanın aydınlık yüzünün geri çekildiği hissedilir. Kısacası hava kararmak, ister gün sonu ister bulut baskısı olsun, ışığın azalmasını ve bunun yarattığı belirgin, serin ve değişken atmosfer etkisini güçlü bir günlük deyimle anlatır.
Örnek Cümleler
- Hava kararmadan köye varmak için adımlarını iyice hızlandırdı akşam vakti.
- Fırtına yaklaşırken öyle bir hava karardı ki herkes eve koştu.
- Pencereden bakınca hava kararmak üzereydi, sokak lambaları çoktan yanmıştı artık.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü iki durumda da temel değişim ışığın azalmasıdır. Deyim, kaynağı farklı olsa da karanlığın dış dünya üzerindeki aynı etkisini ortak bir anlatımda toplar ve göz önünde benzer bir manzara kurar.
Hava kapanmak daha çok bulutlarla örtülmeyi öne çıkarır. Hava kararmak ise bunun sonucunda ortaya çıkan ışık azalmasını ya da gün batımının getirdiği doğal karanlığı daha belirgin biçimde gösterir.
Çünkü insanlar akşamın ilerlediğini, dönüş saatini ve yapılacak işlerin yetişip yetişmeyeceğini çoğu zaman bu değişimle ölçer. Bu yüzden deyim, günün ilerleyişini de doğal olarak sezdirir.