Anlamı
hoşlanmasını sağlamak:
'Göze bu kadar samimi ve sıcak haz veren bir mahluk çok zamandır görmemiştim.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Haz vermek deyimi, bir şeyin kişiye hoş gelmesi, zevk uyandırması ve onu memnun etmesi anlamında kullanılır. Bu kullanımda haz alan kişi değil, haz uyandıran şey öne çıkar. Dolayısıyla bir görüntü, ses, davranış, tat ya da ortamın insanda bıraktığı olumlu etki anlatılır. Kaynak cümlede sıcak ve samimi bir varlığın haz vermesi, estetik beğeniyle duygusal yakınlığın birlikte hissedildiğini gösterir. Deyim, yalnızca güzel bulmayı değil, güzelliğin insanda bıraktığı yumuşak etkiyi de ifade eder. Günlük konuşmada da yazılı anlatımda da doğal durur. Kısacası haz vermek, bir şeyin insana keyif, hoşluk ve gönül rahatlığı sağlamasını anlatan yerleşik bir deyimdir. Böylece etkiyi kaynağıyla birlikte anlatma imkânı verir.
Örnek Cümleler
- Bahçedeki yasemin kokusu, akşam serinliğinde herkese ayrı bir haz vermek başladı.
- Bu eski evin sade düzeni bana gösterişten çok daha fazla haz vermek biliyor.
- İçten söylenen bir teşekkür, bazen büyük armağanlardan daha çok haz vermek gücündedir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bu deyim, keyif duyan kişiden çok keyif uyandıran nesneyi, olayı ya da durumu öne çıkarır. Böylece hoşluğun kaynağı konuşmanın merkezine yerleşmiş olur. Bu, deyimin temel yönünü açıklar.
Çoğunlukla olumlu çağrışımlı şeyler için kullanılır; bir manzara, ses, söz ya da davranış haz verebilir. Çünkü deyim, insanda bırakılan beğeni ve iç rahatlığı vurgular. Böylece olumlu etki daha somut hissedilir.
Evet, son derece uygundur. Somut bir nesnenin yanı sıra bir düşünce, bir anı ya da bir yakınlık hissi de insana haz verebilir. Bu yüzden edebî dilde de sıkça yer bulur.