Anlamı
1) alacağını verip ilişiğini kesmek; 2) cezalandırmak; 3) ücretini ödemek:
'Kemeraltı Caddesi'ne varınca arabadan inerek hesabını gördüm.' -H. Z. Uşaklıgil.
Detaylı Açıklama
Hesabını görmek deyimi, bağlama göre alacağını verip ilişiği kesmek, birini cezalandırmak ya da ücretini ödemek anlamlarında kullanılır. Deyimin ortak yönü, açıkta kalan bir meselenin kapatılmasıdır. Bazen bir borç ödenir, bazen bir hizmetin karşılığı verilir, bazen de kişiye karşı sert bir karşılık hazırlanır. Bu çok anlamlı yapı, sözün kullanım alanını genişletir. Söyleniş tonuna göre nötr, sert ya da tehditkâr bir hava kazanabilir. Özellikle konuşma dilinde, hangi anlamın kastedildiği bağlamdan hemen anlaşılır. Kısacası hesabını görmek, bir hesabı maddi ya da ilişkisel açıdan kapatmayı anlatan, bağlama göre sertleşebilen çok yönlü bir deyimdir. Bu kapanış duygusu, deyimin her anlamında korunur. Sonuç almak ve açık işi bitirmek merkezde kalır.
Örnek Cümleler
- Lokantadan çıkmadan önce hesabını görmek için kasaya doğru yürüdü hemen.
- Bunca haksızlıktan sonra onun hesabını görmek istediğini açıkça söyledi bugün.
- Usta, işçinin hesabını görmek için akşam yeniden dükkâna döndü sessizce.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Ortak nokta, açık kalmış bir hesabın kapanmasıdır. İster borç ödensin, ister ücret verilsin, ister sert bir karşılık hazırlansın, söz hep bir sonuca bağlama duygusu taşır.
Çünkü aynı ifade hem sıradan ödeme hem de tehditkâr bir hesaplaşma anlatabilir. Tonu, cümlenin gidişi ve çevresindeki kelimeler hangi anlamın öne çıktığını belirler.
Lokanta hesabı ödeme, işçi ücretini verme, küçük borç kapatma ve tartışmalı meseleleri sonuçlandırma durumlarında en doğal duyulur. Çünkü kapanış duygusu bu alanlarda belirgindir.