Anlamı
öğreten kimseler doğruyu bilirler ama çoğu zaman bunu kendileri yapmazlar.
Detaylı Açıklama
Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma atasözü, öğüt veren veya yol gösteren kişilerin doğruyu biliyor olsalar bile her zaman kendi söylediklerine uygun davranmayabileceklerini anlatır. Bu söz, bilgi ile uygulama arasındaki farkı açık biçimde ortaya koyar. İnsanlar başkasına doğru yolu gösterebilir, fakat kendi hayatlarında aynı ölçüyü korumakta zorlanabilirler. Atasözü bu yüzden körü körüne kişiyi değil, onun söylediği doğruyu değerlendirmeyi öğütler. Eğitim, aile, ustalık ve toplumsal rehberlik ilişkilerinde sıkça hatırlatılır. Sözün içinde hafif eleştiri vardır; ancak asıl vurgu, doğrunun söyleyen kişiden bağımsız da değer taşıyabileceğidir. Böylece kişinin davranışıyla sözü çelişse bile, yararlı öğüdün tümden çöpe atılmaması gerektiğini güçlü biçimde bildirir. Bu yönüyle öğüdü kişiden ayırmayı salık verir.
Örnek Cümleler
- Babam sigara içerdi ama bize hep hocanın dediğini yap , yaptığını yapma derdi.
- Öğretmen geç kalınca çocuklar hocanın dediğini yap , yaptığını yapma sözünü andı.
- Onun hâline bakıp öğüdünü küçümseme; hocanın dediğini yap , yaptığını yapma.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Atasözü, bir kişinin doğruyu bilmesinin o doğruyu her zaman uyguladığı anlamına gelmediğini anlatır. Böylece bilgi ile yaşama biçimi arasındaki çelişki görünür olur. Öğüt ile örnek ayrılır burada.
Çünkü bazen öğüt veren kişi kusurlu olsa da söylediği şey yine de doğrudur. Atasözü, yararlı bilgiyi söyleyenin eksikleri yüzünden bütünüyle reddetmemeyi öğretir. Yargı gücü buradan gelir.
Aile içinde, öğretmen-öğrenci ilişkisinde, ustalıkta ve büyüklerin öğüt verdiği durumlarda sıkça kullanılır. Çelişkili örnek davranışlara karşı uyarıcı bir sözdür. Eğitim ilişkilerinde çok sık anılır. Çelişkiyi net biçimde görünür kılar.